Ekrem İmamoğlu, yargı süreçlerinin şeffaflığı ve adil yürütülmesi üzerine dikkat çeken güçlü bir açıklama yaptı. Tutuklu bulunduğu görevinden, fon soruşturması ve İBB’ye yönelik operasyonlar arasındaki potansiyel bağlantıyı somut örneklerle değerlendirerek, bu konuda acil bir inceleme çağrısında bulundu. İmamoğlu, süreçte yaşanan gecikmelerin ve eksikliklerin, kamu güvenini zedelediğini ve hukukun üstünlüğüne aykırı davrandığını savundu.
Mektubu, Sözcü’ye gönderdiği ve gazetenin yayın hayatına katkıda bulunduğu bu önemli çalışmaya eklenerek, İmamoğlu’nun sesini geniş kitlelere ulaştırdı. Mektupta, borsadaki sert düşüşlerin ve ardından yaşanan TERA operasyonlarının zamanlaması, cumhurbaşkanı adayı olarak İmamoğlu’nun siyasi arenadaki konumunu daha da net bir şekilde ortaya koydu. İmamoğlu, soruşturmanın neden yeterince derinlemesine ilerlemediğini ve milyarlarca dolarlık bir vurgun iddiasının hala çözülmediğini eleştirerek, ilgili makamların harekete geçmesini talep etti.
İmamoğlu, soruşturmanın karmaşıklığını ve farklı kurumlar arasındaki koordinasyon eksikliğini vurgulayarak, sürecin şeffaf ve objektif bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) gönderdiği 26 Şubat 2025 tarihli yazı, İstanbul Üniversitesi’nin 18 Mart 2025’te iptal kararı ve ardından gerçekleşen İBB operasyonları arasındaki zinciri dikkat çekici bir şekilde ortaya koydu. İmamoğlu, bu olay örgüsünün, basit bir coincidental olaydan çok daha fazlası olduğunu, arkasında siyasi bir manipülasyonun olabileceğini savundu.
İmamoğlu’nun mektubu, yalnızca İBB operasyonları ile fon soruşturması arasındaki bağlantıyı değil, aynı zamanda borsadaki hareketlerin de bu soruşturma üzerindeki etkisini de sorgulamaya davet etti. TERA’nın 19 Mart 2025’teki İBB operasyonundan sonra borsada yaşanan düşüşe karşılık hisselerdeki yükselişlerini vurgulayarak, piyasanın gerilediği dönemde hangi yatırımcıların alım yaptığının araştırılmasını talep etti. Bu durum, soruşturmanın sadece İBB’ye değil, daha geniş bir piyasa manipülasyonu olup olmadığını da düşündürdü. İmamoğlu, soruşturmanın sadece kendisi ve İBB üzerinden değil, tüm ilgili paydaşlar üzerinden kapsamlı bir şekilde yürütülmesini talep ederek, adaletin yerini bulmasını sağlama hedefiyle hareket etti.