Türkiye’nin acil tıp alanındaki en önde gelen isimlerinden Prof. Dr. İsmail Tayfur, 6. Uluslararası Acil Tıp Kongresi’nde çarpıcı bir uyarı yaptı: İnme vakalarında ilk dakikalarda müdahale, bir insanın hayatını kurtarma açısından hayati önem taşıyor. Özellikle hasta yakınlarının, inme belirtilerini tanıyıp 112 Acil Çağrı Merkezi’ne anında haber vermesi, tedavi başarısını doğrudan etkileyebiliyor. Bu süreçte gecikmelerin, hastanın geri dönüşü olmayan sonuçlarla karşılaşmasına yol açabileceği vurgulandı.
Kongrede sunulan uzlaşı raporu, inme hastalarının hastaneye kabul edilme sürecini optimize etmeyi ve hastane öncesi bakım kalitesini yükseltmeyi hedefliyor. Rapor, inme belirtileri – konuşma bozukluğu, bacak veya kol hareketlerinde güç kaybı, denge sorunları ve yüzde yüz asimetri – konusunda toplumun bilinçlendirilmesini savunuyor. Özellikle yaşlılıkta görülen belirtilerin yorgunluk veya yaşlılığa bağlı durumlarla karıştırılmasına dikkat çekilerek, bu durumdaki vakalarda vakit kaybının ciddi sonuçlara yol açabileceği belirtildi. ‘Nazlanıyordur, uykusu gelmiştir’ gibi düşüncelerle kaybedilen 3-4 saatlik süre, hayat kurtarıcı bir müdahalenin gerçekleşmesini engelleyebilir.
Bu kritik ilk aşamada, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne derhal haber verilmesi ve hastayı en yakın, uygun tedavi imkanlarına sahip sağlık kuruluşuna ulaştırma süreci, acil tıp uzmanları tarafından en üst önceliğe sahip olarak kabul ediliyor. İnme tedavisinde kullanılan pıhtıyı eriten ilaçlar ve mekanik trombektomi gibi yöntemler de bu süreçte devreye giriyor. Uzmanlar, inme belirtilerinin toplum tarafından daha iyi anlaşılması için ortaokul ve lise düzeyinde sağlık okuryazarlığı eğitimlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Geleceğin acil tıp hizmetlerinde yapay zeka ve ileri teknolojilerin de önemli rol oynayacağı belirtiliyor. Yapay zeka, hekimlerin karar verme süreçlerini destekleyecek, tıbbi cihazlardan elde edilen verileri analiz ederek hastanın durumunu daha hızlı bir şekilde değerlendirecek. Ayrıca, afet bölgelerinde insansız hava araçları ve görüntü işleme teknolojileri, yaralıların belirlenmesi ve triyaj süreçlerinde kullanılabilir hale gelecek. Türkiye Acil Tıp Vakfı, Afetlere Dayanıklı Altyapı Koalisyonu (CDRI) ve Birleşmiş Milletler Afet Riskini Azaltma Ofisi ile işbirliği içinde, iklim değişikliğinin sağlık hizmetleri üzerindeki etkilerini inceleyen bilimsel çalışmalar yürütüyor. Bu çalışmalar, özellikle sıcak hava dalgalarının sağlık kuruluşları üzerindeki etkilerine odaklanıyor.”}