Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde, tarihin izlerini taşıyan Tağar HES projesi, beklenmedik bir dönüşüme uğradı. Tarihi Yusuf Ziya Paşa (Tağar) Köprüsü’nün hemen yanında konumlanan regülatör ve hidroelektrik santrali inşaatının, ÇED sürecinin tamamlanmadan başlaması sebebiyle başlayan sorunlar, şimdi hukuki bir mücadeleye dönüştürüldü.
Proje, inşaat çalışmalarının ÇED raporu üzerinden onaylanmadan başlaması nedeniyle 2024 yılında kamuoyunun dikkatini çekmişti. Bölgede, tarihi Tağar Köprüsü’nün korunması ve bölgenin doğal ekosistemine etkileri konusundaki endişeler, çevre aktivistleri, hukuk uzmanları ve yerel halk arasında yoğun tepkilere yol açmıştı. Erzincan İdare Mahkemesi’nin 11 Eylül 2025 tarihinde verdiği kararla, ÇED olumlu kararı geçici olarak yürütülür olmaktan çıkarılmıştı. Ancak, Şubat 2026’da mahkeme, ÇED olumlu kararını tamamen iptal etti. Projenin inşaatının tamamlanmış olduğu bilgisiyle birlikte, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yeniden bir ÇED süreci başlatma kararı aldı.
Bakanlığın aldığı bu karar, bölge halkı ve çevre örgütleri tarafından şiddetle kınandı. İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED raporu, halkın görüş ve önerilerine açık hale getirildi. Bu durum, projenin hukuki temelleriyle ilgili ciddi endişeleri artırmıştı. Bölgede, proje alanı içerisinde barındırdığı eşsiz doğal ve kültürel zenginlikler nedeniyle büyük bir hassasiyet oluşmuştu. 1807 yılında Yusuf Ziya Paşa tarafından yaptırılan ve günümüze ulaşmayı başaran tarihi Tağar Köprüsü, tescilli bir kültür varlığı olarak önem taşıyordu. Ayrıca, bölgede birinci derece arkeolojik sit alanı olan Urartu dönemine ait İn Mağaraları (Derviş Hücreleri) de bulunuyordu. Tağar Vadisi, çeşitli canlı türlerinin, özellikle de yaban keçileri ve su samurları gibi hassas ekosistemlerin yaşam alanları olarak kabul ediliyordu.
Proje savunucuları, regülatör ve HES faaliyetlerinin su akışını bozarak doğal yaşam alanlarını daraltabileceği, havzanın ekolojik dengesini sarsabileceği ve çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarmışlardı. Tacettin Balcı, Tağar Çayı Koruma ve Yaşatma Platformu Dönem Sözcüsü olarak, “İptal edilmiş bir projenin yeniden ÇED süreci başlatılması, hukukun temel prensiplerine aykırıdır. Mahkeme, projeyi doğrudan iptal etmiş olmasına rağmen, idari bir kararla yeniden ÇED süreci oluşturulmaya çalışılıyor. Bu durum, hukukun işleyişine bir darbe vurmaktadır” şeklinde konuştu. Balcı, 9 kişilik bilirkişi heyetinin, projenin doğaya zarar verdiğini ve yapılamayacağına karar verdiğini vurgulayarak, “Halkın anlayacağı dille söylemek gerekirse, ÇED süreci bitmiştir. İptal edilmiş bir proje için yeniden ÇED süreci oluşturulamaz” dedi. Ayrıca, savcılığa başvurularına rağmen olay yerinde inceleme yapılması için gerekli desteğin sağlanamadığını ve bu durumun hukuki süreçte bir eksiklik oluşturduğunu ifade etti.