El Halil’in eğitim sahnesi, son haftalarda yaşanan şiddetli gerilim ve İsrail ordusunun başlattığı yoğun operasyonlar nedeniyle dramatik bir dönüşüm yaşıyor. Şehrin eğitim müfettişleri, öğrencilerin ve eğitmenlerin güvenliğini en üst önceliği olarak belirterek, eğitim programlarında önemli ayarlamalar yapmak zorunda kaldılar. Bu kararlar, El Halil’deki eğitim kurumlarının, işgal altındaki Batı Şeria’nın güneyinde yer alması sebebiyle, İsrail’in sürekli baskısıyla karşı karşıya kalmasının bir sonucu olarak ortaya çıktı.
El Halil Eğitim Müdürlüğü, 25-26 Ekim tarihleri arasında okullarda eğitime ara verme kararı aldı. Bu duraklama, öğrencilerin ve eğitmenlerin güvenliğini sağlamayı amaçlıyor. 27 Ekim’den itibaren yeniden dersbaşı yapılacağı duyuruldu. Bu, öğrencilerin mevcut tehlikeli koşullarda okullara dönmekten çekindiği ve eğitim faaliyetlerinin güvenli bir şekilde yeniden başlamasının beklendiği anlamına geliyor. Aynı zamanda, bu geçici duraklama, okulların eğitim programlarını yeniden yapılandırmalarına ve öğrencilerin ihtiyaçlarına uyum sağlamalarına olanak tanıyor.
Bu hassas ortamda, Kudüs Açık Üniversitesi ve El Halil Üniversitesi gibi yükseköğretim kurumları da benzer önlemler aldı. Kudüs Açık Üniversitesi, 25 Ekim’de mevcut koşullar nedeniyle tüm derslerin çevrimiçi olarak verilme kararı aldı. El Halil Üniversitesi de aynı gün tüm derslerin uzaktan eğitim yoluyla yapılacağını duyurdu. Bu, öğrencilerin fiziksel olarak okullara gitmekten kaçınmasını ve eğitimlerine kesintisiz devam etmelerini sağlamayı amaçlıyor. Bu durum, eğitim kurumlarının esnekliğini ve çevrimiçi öğrenme imkanlarını kullanma becerisini gösteriyor.
Ancak, eğitim faaliyetlerinin yeniden başlamasının önündeki en büyük engel, İsrail ordusunun El Halil ve çevresindeki bölgelerde başlattığı amansız saldırılar. 23 Ekim’de bir kontrol noktasında yaşanan çatışmada iki Filistinli hayatını kaybetti ve iki İsrail askeri de ölmüştü. Bu olaydan sonra, kentin ve çevre köylerin tüm giriş ve çıkışları kapatıldı. Bu durum, El Halil’de temel ihtiyaç maddelerinin ve hizmetlerin tedarikini ciddi şekilde aksatıyor. Bu arada, katil İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, çatışmada ölen Filistinlilerin mahallelerinin yıkılacağını ve sakinlerinin sürgün edileceğini söylemesi, bölgedeki gerilimi daha da tırmandırmış durumda. Bu söylemler, El Halil’deki eğitim faaliyetlerinin geleceği konusunda belirsizlik yaratıyor ve insan hakları ihlallerinin artma riskini gözler önüne seriyor.”}