İstanbul’un kalbinde, 24 Haziran günü Küçükçekmece Maslak’ında, hayatın akışı bambaşka bir trajediye kurban gitti. Telefon dükkanının sahibi Çetin Aktürk, postacı kılığına giren bir saldırganın hedefi oldu ve bu olay, şehrin huzurunu sarsan, kimlik tespitiyle şekillenmiş bir intikam hikayesini başlattı.
Saldırgan, işyeri sahibi Aktürk’e önceden hazırlanmış, sahte bir tebligat bahanesiyle yaklaşmış ve ardından ölümcül bir silahlı saldırı düzenlemiş. Bu ani hareket, Aktürk’ün hayatını sonlandırmış, caddeye yayılan bir korku ve şaşkınlık atmosferi yaratmıştı. Saldırgan, olay yerinden kaybolurken, bu cinayetin ardındaki sır perdesi, karanlık bir yolculuğun başlangıcı olarak belirmişti.
Şüphelinin kimliği kısa sürede belirlendi: Berzan K. adlı genç adam, telefon dükkanının bulunduğu adrese yakın bir otelde gizlice kalmış, cadde üzerinde detaylı keşifler yapmış ve cinayeti işlemeden önce sahte tebligat hazırlığına girişmişti. Aktürk’ün kimliğinin doğrulanması, saldırganın bu acımasız eylemi için son noktayı koymuştu. Ancak Berzan K.’nin hikayesi burada bitmemişti; Yunanistan’a kaçış planı ve Görkem Bedir cinayetiyle olan bağlantısı, bu karmaşık olayın en önemli unsurları arasında yer alıyordu.
<Esenler Otogarı’nda, yıllık izinli bir polis memurunun dikkatli gözetimi sayesinde Berzan K. yakalanmış ve emniyetteki ifadesinde şok edici bir itirafda bulunmuştu. Aktürk’ün, 2024 yılında hayatını kaybeden Görkem Bedir’in azmetiricisi olduğunu, cinayeti Görkem Bedir’in intikamını almak amacıyla işlediğini beyan etmişti. Bu itiraf, Görkem Bedir cinayetinin ardındaki karmaşık ağı ortaya koyarken, olayla bağlantılı diğer şüphelilerin de gözaltına alınmasına neden olmuştu. Osman U. adlı şahıs, otele ziyaretiyle olay zincirine dahil olmuş ve Berzan K. ile birlikte adliyeye sevk edilmişti. Bu trajik olay, sadece bir cinayeti değil, aynı zamanda intikam arayışlarının ve kimlik tespitiyle ortaya çıkan sonuçların da çarpıcı bir örneğini sunuyordu.