İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın örgütlü suçlar soruşturma bürosu tarafından yürütülen ve CHP'nin kurultay sürecine dair başlatılan kapsamlı inceleme, Turgut Koç'un adeta bir dönüm noktasına gelmiş durumda. Koç'un, geçtiğimiz ay benzer bir soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından, savcılığa verdiği son ifadeler, olayın karmaşıklığını ve potansiyel bağlantılarını daha da belirginleştiriyor. Soruşturma ekibinin Koç'un iletişim kayıtlarına yaptığı detaylı incelemelerde, 18 Ocak 2024 tarihinde gerçekleşen görüntülü bir konuşma ve bu konuşma ile ilgili önemli bir maddi unsur tespit edilmiş bulunuyor.

Bu görüntülü konuşma, Koç'un telefonunda bulunan ve dolar ve euro destelerini gösteren bir fotoğrafı ortaya çıkarmış. Bu bulgu, soruşturma dosyasına para trafiğiyle ilgili önemli bir bağlantı eklemiş ve savcıların ilgisini daha da çekmiş. Ayrıca, Koç'a 14 Nisan 2026 tarihli bir fotoğraf ve WhatsApp yazışmaları ilişkin sorular yöneltilmiş. Bu yazışmalarda Veli Ağbaba'nın Koç'a 'Sorun varsa yaz bana' şeklinde bir mesaj göndermesi ve Koç'un 'Yok abi, sorun perşembe oradayım' şeklinde yanıt vermesi, olayın zamanlaması ve muhtemel motivasyonları hakkında önemli ipuçları sunuyor.

Koç'un ifadesinde, Ağbaba'nın 'Sorun olacaksa yaz, kesin mi' şeklinde bir sorgulamaya verdiği yanıtta, Ankara'ya bir araya gelme planı üzerine yapılan bir görüşmenin de yer aldığına dikkat çekiliyor. Koç, kendisine Ağbaba'nın 500 bin TL'lik bir talepte bulunduğunu ve kendisinin parayı kesin olarak vereceğini söylediğini belirtiyor. Ancak, hem parayı temlik edemediği hem de Ankara'ya seyahat edemediği ifade edilmiş. Bu durum, Koç'un olaydaki rolünü ve Ağbaba ile olan ilişkisinin boyutlarını yeniden tartışmaya açıyor.

Son olarak, 16 Nisan 2026 tarihindeki WhatsApp üzerinden kısa bir görüşmede Koç'un mevcut durumunu ve Ankara'ya gelebilme ihtimalini Ağbaba'ya bildirdiği ortaya çıkmış. Bu olay örgüsünde, Koç'un hem para hem de konumla ilgili karmaşık bir iletişim ağı içinde olduğu, soruşturmanın çözüme kavuşması için daha fazla detayın ortaya çıkması gerektiği açıkça görülüyor. Bu yeni bilgiler, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek potansiyel bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.