İstanbul'un stratejik konumu, dünyanın kalbi ve medeniyetlerin kesişim noktasıdır. Ancak bu coğrafi zenginlik, günümüzün karmaşık güvenlik dinamikleri karşısında, yeni bir meydan okumaya dönüşmüştür. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi'nde, bu değişimin Türkiye'nin güvenlik stratejisini de yeniden şekillendirmesi gerektiğini vurguladı.
Zirvenin, Ankara'da düzenlenecek büyük NATO Zirvesi'ne hazırlık sürecinde, ittifak üyeleri arasındaki dayanışmayı güçlendirme amacı taşıdığını belirten Erdoğan, Avrupa-Atlantik güvenliğinin, tarihin akışını değiştiren bir dönüşüm noktasında olduğuna dikkat çekti. Özellikle doğu ve güneydoğu bölgelerindeki çatışmalar, düzensiz göç akınları ve terörist grupların yaygınlaşması, güvenlik algısını tamamen yeniden tanımlayan bir gerçeklik yaratmıştır. Bu durum, geleneksel güvenlik kavramlarının yetersiz kalmasına ve yeni, çok boyutlu bir yaklaşımın gerekliliğine işaret etmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız.” diyerek, küresel sistemdeki çalkantıların ve değerlerdeki değişimlerin, güvenlik politikalarını nasıl dönüştüreceğine işaret etti. Gazze ve Lübnan’daki olaylar gibi insanlığın vicdanını yaralayan katliamlar, uluslararası kurumların ve kuramların da yeniden sorgulanmasına neden olmuştur.
Türkiye olarak bu yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biri olduğunu vurgulayan Erdoğan, güçlü ordu, modern askeri kabiliyetler ve gelişmiş savunma sanayisiyle NATO’ya uzun yıllardır katkı sağlayan bir müttefik olarak Türkiye’nin rolüne dikkat çekti. NATO misyonlarında aktif görev alarak, barış ve istikrarın korunmasına destek olduklarını, bölgesel krizleri yönetme konusundaki uzmanlıklarını ve NATO bünyesindeki tecrübelerini müttefikleriyle paylaştıklarını ifade etti. Ankara Zirvesi, bu tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır. Dünya genelinde bu zirveye yoğun bir ilgi gösterilmektedir ve temel beklentimiz, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir.”