Çocukların cildi, yetişkinlere kıyasla çok daha farklı ve savunmasız bir yapıya sahiptir. Bu hassasiyet, erken yaşta kozmetik ürünlerin kullanımında potansiyel riskler barındırmaktadır. Antalya’da düzenlenen 34. Ulusal Dermatoloji Kongresi’nde konuşan dermatoloji uzmanları, sosyal medyanın ve popüler kültürün çocuklar üzerindeki etkisinin, cildin doğal yapısını bozabilecek alışkanlıklar edinmelerine yol açabileceğine dikkat çekerek aileleri uyarıyor.
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özlem Su Küçük, çocuklarda kullanılan kozmetik ürünlerin ciltte kızarıklık, tahriş, sivilcelenme, egzama benzeri döküntüler ve istenmeyen renk değişikliklerine neden olabileceğini vurguladı. Özellikle, sosyal medyada görülen ve çocukların hayranlıkla takip ettiği güzellik rutinleri, onların yetişkinlere özel ürünleri kullanma isteğine yol açabilmektedir. Bu durum, cildin doğal yağ dengesini bozarak uzun vadede kalıcı hasarlara davetiye çıkarabilir.
Küçük, çocukların cilt bakımında, dermatolojik bir sorun teşhisi konulmadan serum, peeling, retinol ve asitler gibi yoğun içerikli ürünlerin kullanılmasının kesinlikle önerilmediğini belirtti. 4-5 yaşındaki çocukların bile annelerinin kullandığı makyaj malzemelerini ve kapatıcıları kullanmaya çalıştıklarını gözlemlediklerini ifade etti. Bu durum, çocukların cildinde ciddi reaksiyonlara neden olabileceği gibi, gelecekteki cilt sorunlarının başlangıcı olabilir. Ayrıca, güneş yanıklarının da ciddiye alınmaması gerektiğini, bu tür yanıkların ilerleyen yıllarda melanom adı verilen deri kanseri riskini artırabileceğini vurguladı.
Kongrede ayrıca, çocukların oyuncak olarak kullandığı jel dolgılı stres toplarının da potansiyel tehlikeleri hakkında uyarılarda bulunuldu. Bu oyuncakların ısıtıldığında patlayabileceği ve göz, ağız çevresinde yanıklara, alerjik reaksiyonlara ve hatta yutulması durumunda ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği belirtildi. Türk Dermatoloji Derneği Başkanı Doç. Dr. Aslan Yürekli, Sağlık Bakanlığının desteğiyle düzenlenecek Dünya Dermatoloji Kongresi'ne adaylık başvurusunda bulunduklarını ve organizasyonun İstanbul'da gerçekleştirilmesinin kendilerini heyecanlandırdığını ifade etti.