Antalya’nın Kumluca ilçesinin seraları, kış mevsiminin bereketli hasatlarıyla dolarken, çiftçinin geleceğine dair umutları da yeşertiyor. 40 yıldır tarımla geçimini sağlayan 60 yaşındaki Adem Dalgıç, babasından devrettiği bu mesleği, oğluyla birlikte 50 bin metrekarelik bir alanda sürdürüyor. Bu toprakların zenginliği, Dalgıç ailesinin emeğiyle hem iç pazarda hem de ihracat yoluyla değer buluyor.

Bu sezon, Dalgıç’ın serasında özellikle biber çeşitlerine odaklandığı görülüyor. Sivri ve çarliston biberler, 10-15 gün içinde hasada hazır olacak. Dalgıç, ürünlerini tamamen biyolojik yöntemlerle yetiştirerek, kimyasal kullanmamaya özen gösteriyor. “Neredeyse kimyasal yok” diyerek, bitkiyle kurduğu özel bağına vurgu yapıyor. Üretiminin büyük bir bölümünün ise ihracata sunulduğunu ve bu talebin, şekli bozuk olan ürünlerin iç piyasada değerlendirilmesine yol açtığını belirtiyor. Bu durum, çiftçinin geleceğiyle ilgili endişelerini de beraberinde getiriyor.

Pazarın dinamikleri ise çiftçinin umudunu şekillendiriyor. Hal fiyatları günlük olarak belirleniyor ve Dalgıç, biberlerin fiyatlarının 60 ile 85 lira arasında değiştiğini belirtiyor. Bu fiyatlar, kalite ve ihracat talebine göre dalgalanabiliyor. Üreticinin satış konusunda pek bir etkisi olmadığını, malını komisyonculara sattığını ifade ediyor. Tüketiciye ulaşan fiyatlar ise, paketleme, işçilik ve nakliye giderleri nedeniyle daha yüksek oluyor. Dalgıç, marketlerden bir sebzenin 100-120 lira civarında satılmasının olası olduğunu tahmin ediyor. Bu tahmin, çiftçinin pazarda kendi değerini koruma çabasının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.