İstanbul'da meydana gelen trajik olay, uluslararası arenada da yankı uyandırdı. Park halindeki bir araçta düzenlenen ve 44 yaşındaki Eser Aktaş'ın hayatını kaybettiği silahlı saldırı, aynı zamanda Türkiye'nin Batı Trakya Türk Azınlığı konusundaki hassasiyetini bir kez daha göz önüne serdi. Polis, olaya karışan şüphelilerin yakalanması için yoğun bir çalışma başlattı, bu durum güvenlik güçlerinin aciliyetini artırmış durumda.

Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk Azınlığı'nın dini ve kültürel özerkliğini zedeleyen uygulamalarını açıkça kınadı. Bakanlık, Lozan Barış Antlaşması'nda öngörülen temel hak ve özgürlüklerin hiçe sayılmasını, Yunanistan makamlarının devamlı bir politikası olarak değerlendirdi. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası hukuk çerçevesinde Batı Trakya Türk Azınlığı'nın korunması konusundaki kararlılığını bir kez daha teyit ediyor.

Açıklamada, Yunanistan'ın, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın kendi seçtiği müftüleri tanımamakta ısrar etmesi ve bu azınlığın din özgürlüğünü engellemeye yönelik hamleleri, temel insan haklarına yönelik ciddi bir ihlal olarak kabul edildi. Bu durum, Türkiye'nin uluslararası arenadaki hassasiyetini ve bu konudaki duruşunu güçlendiriyor.

Türkiye Dışişleri, Yunanistan makamlarına, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın seçtiği meşru müftüleri tanımaları ve atanmış müftüleri dayatma girişimlerinden vazgeçmeleri çağrısında bulundu. İstanbul'da yaşanan silahlı saldırı ise güvenlik kaygılarını artırırken, yetkililer olayın arkasındaki nedenleri ve failleri tespit etmek için kapsamlı bir soruşturma yürütüyor.