Türkiye’nin önemli bir bayramı olan 29 Ekim’de, cami vaazlarında Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e atıf yapılmaması, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yaklaşımına dair uzun süredir devam eden tartışmaları yeniden alevlendirdi. Hutbe metinlerinin içeriği ve milli bayramlardaki vurgu konusunda yaşanan tezatlıklar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve kurumun bu konudaki hassasiyetini sorgulanır hale geldi.
Bu hafta yayınlanan cuma hutbesi, aile yapısının önemine, çocukların sağlıklı gelişimine ve aile içi değerlerin korunmasına odaklanarak geleneksel bir çerçevede şekillenmiş. Ancak, Cumhuriyet’in kuruluş yıl dönümünün idrak edildiği bu özel günde, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı’nın ismi hutbe metninde yer almamış. Bu durum, kurumun Cumhuriyet’in önemini vurgulamadaki eksiklik olarak değerlendiriliyor ve uzun süredir devam eden eleştirilere bir yenisini ekliyor.
TBMM kayıtlarına incelenen veriler, Diyanet’in hutbe içeriklerinde Atatürk’e atıf yapma konusundaki tutarsızlığının geçmişte de var olduğunu gösteriyor. 2004 yılında Meclis Camii’nde okunan hutbe üzerine CHP’li bir milletvekili tarafından açılan soru önergesine verilen yanıt, hutbenin tam metninde Atatürk’ün anıldığını, ancak hutbe görevlilerinin yoğun programları nedeniyle hutbenin kısaltılarak okunduğunu belirtiyordu. Bu yanıt, yaşanan tezatlığı ve Diyanet’in bu konudaki hassasiyetini gösteriyordu.
Bu durum, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın milli bayramlarda tarihsel figürlere atıf yapma konusundaki yaklaşımını yeniden tartışmaya açtı. Uzmanlar, bu tür eksikliklerin, toplumda milli bilinç ve değerlerin güçlenmesine katkı sağlamayacağını, aksine kurumun milli kimliğiyle bağını zayıflatabileceğini savunuyorlar. Kurumun, gelecekteki hutbe içeriklerinde daha kapsamlı ve hassas bir yaklaşım sergilemesi gerektiği vurgulanıyor.