Rusya, havacılık sektöründeki yenilikçi hamleleriyle dikkat çekiyor. Ülkenin önde gelen havacılık devi UAC, uçak geliştirme süreçlerini dönüştürmek ve mühendislik maliyetlerini optimize etmek için yapay zeka teknolojilerine yatırım yapmaya hazırlanıyor. Bu strateji, özellikle Su-57, Su-35 ve MC-21 yolcu uçaklarının üretimi bağlamında büyük önem taşıyor.

UAC, dijital mühendislik araçları ve yapay zeka destekli yazılımlarla daha geniş bir tasarım yelpazesini analiz etme, karmaşık hesaplamaları hızlandırma ve mevcut uçakların yenilenmiş versiyonlarını daha uygun maliyetlerle ortaya çıkarma hedefiyle çalışıyor. Bu yaklaşım, Rus havacılık sanayisinin rekabet gücünü artırmayı ve operasyonel verimliliği yükseltmeyi amaçlıyor.

Şirketin stratejisinin merkezinde, Sberbank tarafından geliştirilen GigaChat yapay zekâ modelinin erken tasarım aşamalarında kullanılması yer alıyor. Bu pilot proje, UAC'nin yapay zekanın tasarım sürecine entegre edilmesinin ilk adımı. Ancak, projenin kapsamı zamanla genişleyecek; yapısal dayanıklılık, aerodinamik hesaplamalar ve gelecekteki versiyonların tasarım maliyetleri gibi alanlarda yapay zekânın rolü artırılacak.

UAC Üst Yöneticisi Vadim Badekha’nın açıklamaları, yapay zekânın sadece bir araç olmadığını, aynı zamanda Rus havacılık sanayisinin dijital dönüşümünün bir parçası olduğunu gösteriyor. Dijital tasarım araçları, mühendislerin farklı konfigürasyonları karşılaştırmasına, veri kümelerini incelemesine ve tasarım alternatiflerini değerlendirmesine imkân tanıyarak, geleneksel yöntemlerle yapılan işlerin hızlandırılmasını sağlıyor. Bu sayede, UAC, kabin ısı dengesi, hidrolik ağlar gibi uçak sistemlerine yönelik hesaplamaları aylar yerine günler içinde tamamlayabiliyor. Bu, hem zamandan tasarruf etmeyi hem de tasarım sürecinin daha verimli hale gelmesini sağlıyor.

Rusya'nın batılı teknoloji şirketlerinin ülkeden çekilmesiyle birlikte, yerli yazılım geliştirme çalışmalarına yönelmesi bu dönüşümün hızını artırdı. Dassault Systèmes, Siemens ve Autodesk gibi şirketlerin hizmetlerini kesmesinin ardından, UAC, tasarım bürolarındaki 4 bin mühendislik iş istasyonunu Rus yazılımlarıyla donattı ve ürün yaşam döngüsü yönetiminde kullanılan dokuz temel yazılım modülünü değiştirdi. Bu dönüşüm, sadece lisanslı yazılımların yerli alternatiflerle değiştirilmesini değil, aynı zamanda tasarım süreçlerinin tamamen yeni bir dijital altyapı üzerinde yeniden yapılandırılmasını da kapsıyor.

Rusya’nın bu stratejik hamlesi, havacılık sanayisinin dış kaynaklara olan bağımlılığını azaltmayı ve yerli teknolojilere yatırım yaparak rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Ancak, yerli yazılım altyapısının yerlileştirilmesi, uçak üretiminde ihtiyaç duyulan bütün yabancı bileşenlerin ve teknolojilerin de aynı ölçüde ikame edildiği anlamına gelmiyor. UAC’nin dijital dönüşüm çalışmaları, Rusya’nın sivil havacılık programlarında yaşanan gecikmelerle aynı dönemde yürütülüyor ve bu iki stratejik önceliğin başarılı bir şekilde entegre edilmesi, Rus havacılık sanayisinin geleceği için kritik önem taşıyor.