Türkiye’nin en değerli elenlerinden, kestanın kalbi Aydın’da yeniden heyecanla atıyor. Ancak bu yıl, beklentilerin çok ötesindeki verimlere rağmen, hasat sürecinde beklenmedik bir sorun ortaya çıkıyor: İş gücü kıtlığı. Köşk, Sultanhisar, Nazilli ve Ödemiş gibi bölgelerdeki dağlık arazilerde, kestane ağaçlarına tırmanan ve bu değerli meyveleri toplama göreviyle yükümlü olan işçiler, göz ardı edilemeyecek bir oranla eksik kalıyor.
Soğuk hava koşullarının etkisiyle başlayan hasat telaşında, üreticiler rekor verimlere rağmen, iş bulma konusunda ciddi zorluklarla karşı karşıya. Kestane ağaçlarına tırmanmak, tehlikeli ve fiziksel olarak oldukça yorucu bir aktivite. Kestane kozalaklarını toplamak ise, ağacın dikenli yapısı ve meyvenin kendine özgü şekli nedeniyle büyük bir dikkat ve beceri gerektiriyor. Bu zorlu koşulların üstesinden gelmek isteyen işçiler için, günümüzün en çekici yevmiye ücretleri bile yeterli olmuyor.
Bu yıl, kestane hasadında işçi bulma sorununa çözüm arayışları yoğunlaşıyor. Üreticiler, geleneksel yöntemlere ek olarak, farklı iş gücü kaynaklarını değerlendirmeye çalışıyor. Ancak, özellikle kırsal bölgelerde iş gücü piyasasının yetersizliği, hasat sürecinin tamamlanmasını ciddi şekilde tehdit ediyor. Mevcut koşullarda, bazı üreticiler hafta içi mesleklerini sürdürüyor, hafta sonlarını ise kestane hasadına ayırarak, kendi emekleriyle hasatlarını tamamlamaya çalışıyorlar.
Yevmiye fiyatları, bu yıl daha da dikkat çekici bir seviyeye ulaşıyor. Çıtırıcılar için 5 bin lira, toplayıcılar için ise 2 bin 500 lira gibi önemli miktarlarda yevmiye garantisi sunulması, işçi bulma konusunda üreticilerin yaşadığı zorluğun boyutunu ortaya koyuyor. Kestane hasadı, sadece bir ürün hasadı değil, aynı zamanda bölge ekonomisi ve yaşam standardı için de büyük önem taşıyor. İş gücü kıtlığı, bu hasadın başarılı bir şekilde tamamlanmasını engelleyebilir ve bölgedeki ekonomik aktiviteyi olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle, kestane üreticileri için iş gücü sorununa yönelik acil çözümler üretilmesi gerekiyor.