Dışişleri Bakanlığı, İsrail yönetiminin 1915 olaylarıyla ilgili yapılan açıklamasına resmi bir yanıt yayınlayarak, durumu tırmandırdı. Bakanlık, İsrail'in bu hamlesini, Filistin halkına yönelik devam eden zalimiyetin bir uzantısı olarak değerlendirerek, uluslararası kamuoyunun dikkatini bu konuya çekti. Açıklama, İsrail'in geçmişte işlediği suçları örtbas etme çabası olarak nitelendirildi ve bu durumun bölgedeki istikrarı daha da tehlikeye attığı savunuldu.

Açıklamada, İsrail hükümetinin, Uluslararası Adalet Divanı'nda Gazze'deki insani durumu ve bu bağlamda işlenen suçlarla ilgili yargılanması sürecinin, kendi karanlık geçmişinin bir yansıması olduğu belirtildi. Bu durum, Türkiye'nin, uluslararası hukukun ve insan hakları değerlerinin korunması için kararlı bir şekilde mücadele etme azmini daha da pekiştirdi. Ayrıca, Netanyahu'nun ve onunla birlikte bulunan diğer yöneticilerin, işlediği suçlarla ilgili uluslararası mahkemelerde yargılanması gerektiği vurgulandı.

Türkiye, bu kararın, Filistin halkının acılarını görmezden gelme ve adaleti sağlamama girişimi olduğunu sert bir dille ifade etti. Bakanlık, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgal politikalarının ve sivillere yönelik gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin, uluslararası hukukun ve insan hakları ilkelerinin açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Bu nedenle, İsrail'in sorumluluğunu kabul etmesi ve işlediği suçların hesabını vermesi gerektiği savunuldu.

Dışişleri, İsrail'in bölgesel etkilerini artırma ve istikrarı bozma çabalarına karşı durmaya devam edeceklerini açıkça duyurdu. Türkiye, uluslararası arenada, Filistin halkının haklarını savunmaya ve İsrail'in işlediği suçların uluslararası mahkemelerde yargılanmasını sağlamaya yönelik çalışmalarını yoğunlaştırmayı sürdürecek. Bu süreçte, diğer ülkelerle işbirliği yaparak, adaletin tesis edilmesi ve barışın sağlanması hedeflenmektedir.