İstanbul’un kalbinde yer alan bir tıp fakültesi, bugün güvenlik ve etik değerler açısından büyük bir krize sahne oldu. Acil Cerrahi Bölümü’nde, bir hasta bakıcısının telefonunda tespit edilmesiyle ortaya çıkan dokuz aylık görüntüler, hem üniversite içinde hem de tıp camiasında derin yankılar uyandırdı. Olay, kadın sağlık çalışanlarının güvenli çalışma koşullarının ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
İddiaya göre, bir hasta bakıcının telefonlarında yapılan detaylı inceleme sonucunda, farklı kadın çalışanlara ait geriye dönük dokuz aylık kayıtlar bulunmuştu. Bu durum, tuvaletin savcılığa devredilerek kapatılmasına neden olmuş, aynı zamanda kadın çalışanlar arasında büyük bir tedirginlik yaratmıştı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, hasta bakıcının tutuklandığı öğrenildi. Bu gelişme, tıp eğitiminin ve sağlık hizmetlerinin temel prensiplerinden olan saygı ve güven ilkesine açık bir ihlal olarak değerlendiriliyor.
Olayın ardından Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aksaray Şubesi, İstanbul Tıp Fakültesi Acil Cerrahi Bölümü önünde protesto eylemi düzenledi. Eyleme, İstanbul Tabip Odası adına yönetim kurulu üyesi Dr. Benan Koyuncu da katılarak, sağlık emekçisi kadınların yıllardır karşılaştığı şiddet, ayrımcılık ve eşitsizlikle mücadelelerini vurguladı. Koyuncu, yaşanan skandalın, sağlık kuruluşlarında kadınların güvenli çalışma koşullarının sağlanmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.
SES İşyeri Temsilcisi Güneş Cengiz, olayın gelişmeleri hakkında Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, tuvaletin fiziki koşullarının da olaya katkıda bulunduğunu belirtti. Hastanenin inşaat çalışmaları nedeniyle bazı bölümlerin ortak alanlarda çalışmak zorunda kalması ve personel tuvaletlerinin yeterli mahremiyet sunamaması gibi faktörlerin, güvenlik riskini artırdığını savundu. Olayın ortaya çıkışında, bir hemşirenin tuvaleti kullandığı sırada diğer bölümde bulunan hasta bakıcının telefonunun şüpheli davranılması ve daha sonra ele geçirilmesi gibi detaylar, yetkilendirilmiş güvenlik önlemlerinin yetersizliğini gösterdi.