Van’ın acı bir hikayesi, Rojin Kabaiş’in 18 gün sonra bulunmasıyla başlayan ve Van Barosu’nun dosyadan çekilme kararıyla daha da karmaşık hale gelen bir süreçtir. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde okuyan genç kızın, 27 Eylül 2024’te yurttan ayrılışıyla başlayan kayıp süreci, Mollakasım Mahallesi’ndeki ceset keşfiyle derin bir üzüntüye dönüşmüştü. Şimdi ise baro, bu hassas dosyadaki rolünü yeniden değerlendiriyor.
Baro’nun bu ani kararı, aile ile baro arasında kurulan iletişimin ve koordinasyonun zorluklarına işaret ediyor. Merhume Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş’in, oğlunu bulma mücadelesi ve ölümün ardından yaşadığı derin travma, dosyanın takibine engel oluyordu. Aile avukatıyla baro arasındaki sağlıklı bir işbirliğinin tesis edilememesi, sürecin tıkanmasına neden olmuştu. Bu durum, baronun, ailenin yaşadığı acıyı ve hukuki haklarını koruma sorumluluğunu yerine getiremediği şeklinde değerlendiriliyor.
Baro tarafından yapılan açıklamada, olayın aydınlatılmasına yönelik hassasiyetlerinin devam ettiği vurgulanırken, aile ile iletişim kurulmasının ve sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesinin önemi belirtiliyordu. Ancak, aile ile baro arasındaki iletişim eksikliği, dosyanın takibi için bir engel oluşturmuş ve baro, dosyadan çekilme kararı almıştır. Bu karar, hukuki bir zorunluluktan ziyade, ailenin yaşadığı zorlu süreç göz önüne alınarak alınmış bir tedbir olarak yorumlanmaktadır.
Van Barosu, dosyanın çekilmesinin, adalet arayışına herhangi bir engel teşkil etmediğini ve Rojin Kabaiş’in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluların yargı önünde hesap vermesini sağlamaya kararlı olduğunu bildiriyor. Bu bağlamda, baro, sürecin takip altında tutulacağını ve adil bir yargılama yapılmasını talep etmeye devam edecektir. Rojin Kabaiş vakası, hukuk sisteminin hassasiyetini ve ailelerin yaşadığı acılara karşı duyarlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor.