İzmir'in sokakları, son 10 günde üç kadın için veda demek oldu. Seferihisar'da Ebru Serep, Çeşme'de Pınar Güneş ve Menemen'de avukat Özge Penbegül'ün hayatları, acı bir şekilde sona erdi. Bu üzücü olaylar, kadınların güvenliği ve şiddete karşı alınması gereken önlemler konusunda ulusal bir farkındalık yaratırken, Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, bir kez daha seslerini yükseltti.
Basın açıklaması, İzmir Barosu önünde gerçekleşti ve Platform temsilcisi Esra Akın'ın güçlü sözleriyle dikkat çekti. Akın, cinayetlerin ardından yaşananları çarpıcı bir dille anlatırken, kadınların hayatlarının korunmasının en temel bir hak olduğunu vurguladı. Ebru Serep’in, eski nişanlısı tarafından şiddet gördükten sonra hayatını kaybettiği, Pınar Güneş'in silahlı saldırı sonucu hayatını yitirdiği ve Özge Penbegül’ün nişanlısı tarafından öldürüldüğü bilgileri, toplumun vicdanını derinden sarstı. Bu üç farklı cinayet, kadınların karşı karşıya olduğu şiddetin acı birer örneği olarak tarihe geçti.
Akın, Platform’un Eylül 2026 raporuna dayanarak, benzer olayların aylık olarak devam ettiğini, yani 28 kadının öldürüldüğünü ve 19 kadının şüpheli şekilde ölü bulunduğunu açıkladı. Bu rakamlar, sadece istatistiksel bir veri değil, aynı zamanda binlerce kadının yaşamının tehlikede olduğu gerçeğini de gözler önüne seriyordu. Platform, cinayetlerin ardındaki karmaşık nedenleri de vurgulayarak, bu tür olayların önlenmesi için kapsamlı ve etkili politikaların geliştirilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca, cinayetlerin ardından başlatılan soruşturmaların yeterli olmadığı, mağdur ailelerine adalet sağlanmasının geciktiği ve adalete ulaşmanın zorluğun dile getirildi.
Platform, sadece cinayetlerin gerçekleştiği yerlerle sınırlı kalmayıp, kadınların hayatlarını tehdit eden tüm yapıları ve sistemleri eleştirerek, devletin bu konuda sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Özellikle, kadınların korunması için alınması gereken tedbirlerin uygulanmasında eksiklikler, kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun sorgulanması ve şiddet riskine sahip kişilerin silahlarına erişiminin engellenmesi gerektiği konusunda dikkat çekici önerilerde bulundu. Bu platformun çağrısı, sadece İzmir’e değil, tüm Türkiye’ye sesleniyor: Kadınların hayatı, öncelikli bir değerdir ve bu değerin korunması için hepimiz sorumluyuz.