Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı ilk yarısının yayınlanan verileri, ekonomik baskıların turizm sektörünü nasıl dönüştürdüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Yükselen enflasyon ve artan yaşam maliyetleri, milyonlarca vatandaşın tatil planlarını baştan yazmasına neden oldu. Otel fiyatlarının astronomik seviyelere ulaşması, geleneksel tatil rotalarının terk edilmesine ve yurttaşların barınma masrafından kaçınmak için mecburi akraba ve memleket ziyaretlerine yönelmesine yol açtı.

Resmi verilere göre, bu yılın Ocak-Haziran döneminde yurt içinde yapılan toplam seyahat harcamaları 257,3 milyar lira seviyesine ulaştı. Bu harcama kalemlerinin büyük bir bölümünü, aile ve yakın ziyaretleri oluşturdu (115 milyar 429 milyon lira). ‘Gezi, eğlence ve tatil’ amacıyla yapılan harcamalar ise 107 milyar 752 milyon lira ile akraba ziyaretlerinin gerisinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde akraba ziyaretlerine ayrılan bütçe ise 85,2 milyar liraydı. Bu durum, ekonomik sıkıntının turizm alışkanlıkları üzerindeki etkisini açıkça gösteriyor.

Yüksek enflasyonun etkileri, özellikle ‘geceleme’ sayıları gibi verilerde belirginleşiyor. Yurttaşlar, turistik tesislerin yüksek fiyatlarından kaçınmak için akraba evlerindeki çekyatlara mahkûm oluyor. İlk 6 ayda ‘yakınları ziyaret’ amacıyla 19 milyon 541 bin seyahate çıkılırken, bu gezilerde toplam 114 milyon 623 bin geceleme yapıldı. Bu rakam, gezi ve tatil amaçlı yapılan 8 milyon 685 bin seyahatteki 30 milyon 366 bin geceleme sayısına kıyasla neredeyse dört katı. Bu durum, yerli turistin evinden uzakta geçirdiği sürenin, konaklama ücreti ödememek için akraba evinde geçirdiği süreyi önemli ölçüde artırdığını gösteriyor.

Yurttaşın rotayı mecburi memleket ziyaretlerine çevirmesinin altında yatan temel sebep, tırmanan yaşam maliyetleri. TÜRK-İŞ verilerine göre Ağustos 2026 itibarıyla dört kişilik bir ailenin sadece mutfak masrafını karşılamak için ödenmesi gereken açlık sınırı 37 bin 388 lirayı, yoksulluk sınırı ise 121 bin 786 lirayı aştı. Bu ekonomik zorluklar, otel konaklamalı bir tatilin geniş kitleler için ulaşılmaz bir lüks haline gelmesine neden oldu. Halkın zorunlu akraba ziyaretleri için harcadığı 115,4 milyar liranın büyük bir bölümünü ise fahiş oranda artan şehirler arası otobüs biletleri, akaryakıt masrafları ve seyahat esnasındaki zorunlu gıda harcamaları oluşturdu.