Sakarya’nın yemyeşil tarlalarında yaşanan çaresizlik, YENİ Partili Sencer Solakoğlu’nun sesiyle yankı buldu. Şeker pancarı yetiştiriciliğinin acı sonuçlarını gözlemlenirken, Solakoğlu, Tarım ve Orman Bakanı’na yönelik sert bir eleştiride bulunarak, çiftçinin kaderini ellerine bıraktığını savundu. “Bir ülkede bütün çiftçiler zarar ediyorsa, o zaman problem çiftçilerin değildir. Türk çiftçisi perişan oldu bu sene. Türk çiftçisi zararını finanse etmek için bankaya gidecek. Bu batmanın en hızlı yoludur. Siz Türk çiftçisini batırdınız. Çekin elinizi ayağınızı bu tarımdan. Sayın Bakan'a da söylüyorum: Derhal istifa edin. Bırakın gidin. Bu kadar insanın vebalini üstüne aldınız. Bundan nasıl arınacaksınız? Onun hesabını yapın” sözleriyle bakanlığın acizliğini gözler önüne serdi.
Solakoğlu, Sakarya’daki şeker pancarı tarlasını ziyaret ederek, bu yıl yaşanan tarımsal felaketin boyutunu gözler önüne serdi. “Bu sene ne yazık ki her ürün zarar ediyor. Çiftçi perişan durumda. Ne ürünü ekerseniz ekin, bu sene elmadan tutun cevizine, fındığından tutun pancarına, eti, sütü bütün ürünler zarar ediyor. Ve etmesinde belirli sebepler var. Ama olmayan bazı sebepleri de sanki günah keçisi gibi hükümetin çok işine geliyor, bunu dillendiriyor. Neymiş? Mazot fiyatları çok artmış. Neymiş? Gübre fiyatları çok artmış. Sebep neymiş? Tarım Bakanlığı'nın söylemi, ürün çok fazlaymış, o yüzden böyleymiş. Bunların hiç bir tanesi doğru değil. Buradaki en büyük sebep plansızlık.” diyerek, tarım politikalarının temelindeki eksiklikleri eleştirdi.
Solakoğlu, tarlada yaşanan somut örneklerle hükümetin plansızlığını ve çözüme odaklanma eksikliğini vurguladı. “Burada bu pancar yatıyor. Köylüler ayaklanıyorlar. Tarım Bakanı'nı arıyorlar. Tarım Bakanı, ‘Vay, öyle mi’ diyor. İşte fabrikayı arıyor. Fabrikayı ‘Ya alırsın bu ürünü ya şöyle yaparım’ diye tehdit ediyor. Ondan sonra bir anda tırlar geliyor. Çürümeye başlamış, yüz tutmuş pancarları alıyorlar. Sakarya’dan Niğde’ye naklediyorlar. 600 kilometre. Ve ne oldu? Çözüldü iş. Hayır, çözülmedi. Problem hala aynı problem. Önümüzdeki sene hala aynı şeyler yeniden gerçekleşecek. Hiçbir çözüm yok. Önce problem çıkıyor. O problemi bir yara bandıyla sarıyorlar. Ama asla hiçbir planlama yapmıyorlar. Çiftçi ürün fazlalaştığı zaman fiyatı düşer ama ürün daha bol olduğu için hasılatı düşmez. Türkiye’de çiftçinin hasılatı düştü. Bugün sattığı pancarla önümüzdeki senenin gübresini alamıyor adam.” şeklinde, çiftçinin yaşadığı acı gerçekleri aktardı.