AK Parti’nin Sapanca’da gerçekleştirilen yoğun istişare sürecinin son noktası olan kamp, parti içindeki değerlendirmelerin yanı sıra, ülkenin geleceğine dair stratejik tartışmaların da merkezinde yer aldı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, bu önemli platformda, partililere yönelik kapsamlı bir mesajla, Türkiye’nin yeni bir döneme adım attığını vurguladı. Kampın, ülkenin hedeflerine ulaşma yolundaki yol haritasını çizmede kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Çelik, kapsamlı değerlendirmelerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde önemli kararlar alınacağını ifade etti.

Bu yılki 33’üncü istişare kampı, Covid-19 pandemisinin etkilerini de göz önünde bulundurarak, partililerin fikirlerini özgürce paylaşmaları ve Türkiye’nin karşı karşıya olduğu zorluklara çözüm üretmeleri için bir fırsat olarak tasarlandı. Kamp boyunca, milletvekilleri, bakanlar ve parti yöneticileri, bir araya gelerek, iç ve dış politikadaki gelişmeler üzerine derinlemesine tartışmalar yaptılar. Tüm oturumlarda notlar alındı ve değerlendirmeler titizlikle yapıldı. Bu sayede, kampın sonuçları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda MYK ve MKYK toplantılarında kapsamlı bir şekilde incelenecek ve stratejik kararlar alınacaktır.

Çelik, bu tür istişare kamplarının, AK Parti’nin temel değerlerine bağlılığını ve yoluna devam etme azmini pekiştirme açısından hayati önem taşıdığını vurguladı. Kamp programı, sadece siyasi değerlendirmelerle sınırlı kalmayıp, kültürel etkinliklere de ev sahipliği yaptı. Özellikle, merhum Şule Yüksel Şenler’in hayat hikayesini anlatan “Şule” filminin gösterimi ve merhum Necip Fazıl Kısakürek’in “Bir Adam Yaratmak” eserinin okunması, kampın anlamını zenginleştirdi. Ayrıca, dış politika konuları da kamp gündeminin önemli bir bölümünü oluşturdu; ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları, bölgedeki güvenlik durumu, enerji politikaları ve yapay zeka gibi kritik başlıklar kapsamlı bir şekilde tartışıldı.

Kampın en önemli gündem maddelerinden biri, terörsüz Türkiye süreciydi. Çelik, bu süreçte yeni bir aşamaya gelindiğini, terör örgütünün silah bırakmasını sağlayacak yasal düzenlemelerin bir an önce Meclis’te hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, bu konuda kararlı bir tutum sergiledi. Silah bırakmanın gerçekleşmesi halinde, Türkiye’nin uzun yıllardır süren terörle mücadelesinin sona ereceğini ve ülkenin istikrar ve güvenliğine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. Suriye ve Irak’taki terör örgütlerinin vekil güçler olarak kullanılması konusuna da değinen Çelik, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Sürece yapıcı katkılarılması çağrısında bulunan Çelik, eleştirilerin sağlıklı bir zeminde yapılması ve süreci ana odağından uzaklaştıracak tavırların doğru olmadığını belirtti.”}