Türk spor tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri olan Gazi Koşusu, yarın 100. kez piste inecek. Bu anlamlı yıl, at yarışlarının Türk toplumundaki yerini ve önemini bir kez daha gözler önüne serecek. Yarış, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün vizyonuyla doğmuş ve Türk at yarışı kültürünün vazgeçilmez bir parçası haline gelmiş bir geleneği temsil ediyor.
1927’de düzenlenen ilk yarıştan bugüne uzanan bu uzun süreçte, sayısız unutulmaz an, başarı ve heyecan yaşanmıştır. Koşunun tarihine adını veren Atatürk, at yarışlarını büyük bir ilgiyle takip etmiş ve bu etkinliğin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Koşunun düzenlenmesinde oynadığı rol, Türk sporuna ve milliyetçiliğine olan bağlılığının bir göstergesi olarak kabul edilir.
Gazi Koşusu’nun sadece bir yarış olmadığını, aynı zamanda bir sosyal ve kültürel etkinliğin de sembolü olduğunu belirtmek gerekir. Yarış yıllarında, at severler, sporseverler ve yöneticiler bir araya gelir, birlikte coşku ve heyecan yaşar. Yarışın ilk yıllarında, 2 bin metre mesafede düzenlenen yarış, 2 bin lira ikramiye ile başlamış, zamanla hem mesafesi hem de ödülleri artmıştır. Bu koşu, Türk yarış dünyasının en büyük klasiği olarak kabul edilir ve birçok ünlü safkanın kariyerini şekillendirmiştir.
100. yıl kutlaması, at yarışı sporunda unutulmaz bir döneme imza atmaktadır. Bu özel günde, Gazi Koşusu’nun en büyük kazanımlarını elde etmiş atlar ve jokeyler anılacak, özellikle de Mümin Çılgın’ın 9 kez Gazi Koşusu’nu kazanarak elde ettiği başarılar övgüyle dillendirilecektir. Ayrıca, Koşunun armağanı olan Atatürk’ün at üzerindeki gümüş heykeli, kazananlara verilerek, yarışın önemine vurgu yapılmaktadır. Bu yıl, Ahmet Çelik’in 8 kez Gazi Koşusu’nu kazanarak elde ettiği başarı ile öne çıkarken, Halis Karataş da 6 defa bu başarıya ulaşarak önemli bir rekora imza atmıştır.