Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) piyasa faiz oranlarında yaptığı son revizyon, finans camiasında büyük bir merak uyandırdı. BBVA Research, HSBC ve Citi gibi önde gelen finans kuruluşları, bu gelişmeyi takip ederek yılın kalan bölümünde TCMB'nin nasıl bir yol izleyeceği konusunda ayrıntılı tahminlerde bulundu. Bu tahminler, enflasyon beklentileri, enerji piyasalarındaki dalgalanmalar ve Türk Lirası’ndaki değerlemeler gibi kritik faktörlere dayanıyor.
HSBC ve Citi, yılın son çeyreği için faiz oranlarının yüzde 35’e gerilemesini öngörüyor. Bu senaryoda, 2026 yılı sonu için enflasyon beklentisi yüzde 30 olarak kalırken, 2027 yılında bu oran yüzde 15’e düşürüleceği tahmin ediliyor. Bu tahminler, TCMB’nin enflasyon kontrolüne verdiği önemi ve enflasyondaki olası düşüşe bağlı olarak faiz oranlarında yapılacak olası değişiklikleri yansıtıyor. BBVA Research ise mevcut enflasyon oranının, enflasyonun düşüşe geçmesiyle birlikte korunmasını hedefliyor, yani faiz oranlarının indirilmeyeceği bir senaryoyu savunuyor.
Raporda, TCMB’nin enflasyon trendlerine ve ekonomik aktiviteye yönelik değerlendirmesi de yer alıyor. Zayıflayan ekonomik göstergeler ve arz yönlü şoklar, fiyat artışlarını sınırlayarak TCMB’nin faiz indirimlerine zemin hazırlamış durumda. Ancak, yüksek enerji maliyetleri ve döviz talebi gibi risk faktörleri, enflasyonun kontrol altına alınmasını zorlaştırabilir. Bankalar, bu noktada TCMB’nin piyasadaki gelişmelere vereceği tepkileri yakından izleyecekler.
Citi, politika faizinin 2026’yı yüzde 35’te tamamlayacağını öngörürken, ekim ayındaki kararın ardından yılın geri kalanında yeni indirimler için alanın sınırlı olduğunu belirtiyor. Citi ekonomistleri, TCMB’nin enflasyonun ana eğilimindeki yavaşlamaya eylül ayına göre daha fazla güvendiğini ve iç talepteki zayıflığın indirime imkan sağladığını vurguluyor. Bu yaklaşım, TCMB’nin ihtiyatlı bir politikayı benimsediğini ve enflasyon risklerini dikkate alarak gerektiğinde yeniden sıkılaştırma seçeneğini açıkça koruduğunu gösteriyor. HSBC’nin ekonomisti Melis Metiner, son faiz indiriminin kurumun tahminlerine ve piyasa beklentilerine paralel gerçekleştiğini vurgulayarak, TCMB’nin döviz talebini, rezervlerdeki değişimi ve enflasyonla birlikte iç talep dinamiklerini yakından takip edeceğini belirtiyor.