Aydın’ın Nazilli beldesinde kurulu, 1979’dan beri faaliyet gösteren ÖR-KOOP Kooperatifi, uzun süredir devam eden mali zorlukların acı sonuçlarını yaşadı. Dört binin üzerinde üretici ortağına ev sahipliği yapan kooperatif, 21 Ekim 2026 tarihinde mahkeme tarafından geçici mühlet kararı alınmasıyla konkordato sürecine girdi. Kooperatifin yönetim kademesi, göreve geldikleri tarihteki 431 milyon liralık borç yükünü yönetme sorumluluğunu üstlendi.
Kooperatifin mali durumu, özellikle Temmuz 2025’te göreve gelen yönetim tarafından alenileştirildiğinde çarpıcı detaylar ortaya koydu. Yönetimin ilk raporlarına göre, kooperatifin banka kredileri, vadesi geçmiş çek yükümlülükleri ve üreticilere olan ödemelerden oluşan toplam borç yükü 190 milyon lira (banka kredisi), 151 milyon lira (çek yükümlülükleri) ve 90 milyon lira (üretici alacakları) olarak şekillenmişti. Ancak bu rakamlar, kooperatifin mevcut durumunun sadece bir kesitini temsil ediyor. Kooperatifin varlıklarının önemli bir bölümü, ipotekli gayrimenkuller ve uzun süreli kira sözleşmeleriyle ilişkilendirilmişti. Yem fabrikası gibi kritik tesislerin ise uzun yıllar süren kiralanması, kooperatifin finansal kapasitesini daha da kısıtlı bırakmıştı.
Yönetimin, göreve başladığı ilk iki ayda gerçekleştirdiği 107 milyon liralık çek ödemesi ve banka kredi borcundaki 176 milyon liralık azalma, mali durumu iyileştirmek için atılan adımların bir göstergesiydi. Ancak finans giderlerindeki artış ve yeniden yapılandırma çabalarının sonuçsuz kalması, kooperatifin mali sorunlarının devam ettiğini ortaya koydu. Özellikle son beş yılda 220 milyon lirayı bulan finansman giderleri, üretici alacaklarını ödeme ve mevcut borçları yönetme kapasitesini ciddi şekilde etkilemişti. 2025 yılındaki 97 milyon liralık gider, bu zorluğun boyutunu daha da vurguluyordu.
Kooperatifin varlık yapısı da konkordato sürecini karmaşık hale getiriyordu. Kooperatifin gayrimenkulleri, bir zamanlar güvenli bir yatırım kaynağı olmasına rağmen, her biri ayrı ayrı ipotekliydi. Yem fabrikasının 15 yıllığına kiralanması ve ön ödenmiş üç yıllık kira bedelinin tahsil edilmesi, kooperatifin bu tesisten elde edebileceği potansiyeli önemli ölçüde azaltmıştı. Yönetimin, bankalarla yaptığı borç yeniden yapılandırma görüşmelerinde, borcun iki katına varan gayrimenkul teminatları sunması, beklentilerin karşılanamaması nedeniyle konkordato sürecine yol açmıştı. Ayrıca, geçmiş dönemdeki bazı işlemlerle ilgili bağımsız uzmanlar tarafından yapılan incelemelerde tespit edilen hususların adli ve idari makamlara iletilmesi, sürecin daha da karmaşık hale gelmesine neden olmuştu. Kooperatifin üretici ortağı süt üreticilerinin alacaklarını alabilmeleri için sürecin nasıl sonuçlanacağını merak ediyordu.”}p>”