Küresel finans piyasaları, yapay zeka teknolojilerine yapılan büyük yatırımların getirdiği belirsizliklerle adeta sarsılıyor. Özellikle ABD’de teknoloji devlerinin yapay zeka altyapısına yoğunlaştırdığı milyar dolarlık harcamalar, yatırımcıların kafalarında soru işaretleri yaratırken, bu durum borsalarda satış baskısına yol açıyor. Son olarak, ABD’de teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksinin önceki günü sert bir düşüşle tamamlamasının ardından, Asya’daki borsalar da haftanın son işlem gününe ağırlıklı olarak düşüşle başladı.
Avrupa ve ABD vadeli endeksleri ise yeni işlem seanslarına girerken, dalgalı bir seyir sergiliyor. Piyasaların merkezinde, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka altyapısına yaptığı yatırım planlarının ne kadar hızlı bir şekilde gelir ve kâra dönüşeceğine dair derin bir şüphe bulunuyor. Bu şüphe, başlangıçta teknoloji hisselerinden başlayan satışları, tahvil piyasasında alımları tetikleyerek güvenli liman olarak kabul edilen para birimleri olan Japon yeni gibi varlıkların değerini artırmasına neden oldu. Bu durum, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini daha da güçlendirdi.
Özellikle 23 Ekim sabahı gerçekleşen işlemler, bu endişelerin boyutunu gözler önüne serdi. Japonya’nın Nikkei 225 endeksi yaklaşık yüzde 1,3, Güney Kore’nin Kospi endeksi ise yüzde 1,7 oranında gerileme kaydederken, MSCI endeksi de Asya-Pasifik hisselerini takip ederek yüzde 0,3’lük bir düşüş yaşadı. Bu durum, bölgedeki yatırımcıların piyasalara karşı temkinli bir tutum sergilediğinin açık bir göstergesi oldu. Çin’de CSI 300 endeksi, Temmuz 2025’ten bu yana en düşük seviyesine gerilerken, Hong Kong’un Hang Seng endeksi de önceki günkü düşüşün etkisini sürdürdü. Bu durum, teknoloji şirketlerinin yüksek yatırım harcamalarıyla ilgili endişelerin küresel piyasalara yansımasının bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Yatırımcılar, yapay zeka teknolojilerinin potansiyelini sorgularken, bu teknolojilere yapılan yatırımların şirketlerin kârlılığını nasıl etkileyeceği konusunda da yoğun bir şekilde fikir alışverişi yapıyor. Teknoloji şirketlerinin, yapay zeka veri merkezleri, işlemciler ve altyapı yatırımları için yaptığı milyar dolarlık harcamaların, ne zaman güçlü bir nakit akışı yaratacağını merak ediliyor. Bu durum, özellikle yarı iletken üreticileri ve yapay zeka altyapısıyla ilgili şirketlerin hisselerinde oynaklığın artmasına neden oluyor. Bu nedenle, yatırımcılar teknoloji hisselerine yönelik satışları, sadece kısa vadeli fiyat dalgalanmalarıyla değil, aynı zamanda şirketlerin gelecekteki kârlılık beklentilerine yönelik yeniden yapılan değerlendirmelerle de değerlendiriyor.