Altın piyasaları, son haftalarda gözlemlediğimiz volatiliteyi koruyarak yeni bir düşüşle karşı karşıya. Ons altın, 23 Ekim'de yaşanan ani gerilemenin ardından 3.987 dolar seviyesinden geriye doğru bir adım daha atarak 4 bin doların altına indi. Bu durum, yatırımcılar arasında tedirginliğin artmasına neden olurken, piyasanın genel dengesini etkileme potansiyeli taşıyor.
Bu düşüşün ardında yatan temel nedenler, orta doğu’daki jeopolitik gerilimlerin petrol fiyatlarını yükseltmesi ve enerji maliyetlerindeki artışın ABD’de enflasyonla buluşmasıyla ilgili endişeler. Özellikle, Federal Rezerv’in (Fed) faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutma beklentisi, altına olan talebi olumsuz etkiliyor. Piyasalarda, faiz getirisi sunmayan altın yatırımcılar için cazibesini yitiriyor.
Fransız bankası Societe Generale’nin teknik analizinde, 4.065 dolar seviyesi kritik bir destek noktası olarak gösteriliyor. Bu seviyenin aşılması durumunda, fiyatın 3.960-3.940 dolar aralığına doğru bir geri çekilme yapabileceği öngörülüyor. Bu aralığın kırılması ise 3.830 dolar gibi daha da düşük seviyelere gerileme riskini beraberinde getiriyor. Yatırımcılar, bu aralığın ne kadar süreyle korunabileceğini yakından takip etmeli.
Önümüzdeki dönemde, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 28 Ekim’de yapacağı faiz kararının altın fiyatları üzerinde büyük bir etkisi olacak. Piyasalarda, Fed’in ekim toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağı beklense de, aralık ayındaki bir artış ihtimali hala mevcut. Fed’in bu kararla birlikte vereceği mesajlar, altın fiyatlarını doğrudan etkileyecek. Yüksek faiz ortamı, altın yatırımcılarının tercih ettiği güvenli limandan uzaklaşmasına neden olabilir. Bu nedenle, altın yatırımcılarının piyasadaki gelişmeleri dikkatle takip etmesi ve stratejilerini buna göre ayarlaması gerekiyor. Ayrıca, gram altın fiyatları da ons altınla paralel hareket etse de, dolar/TL kurundaki dalgalanmaların da iç piyasada etkili olabileceği unutulmamalı.