İstanbul'un sanat sahnesine yeni bir soluk getirecek Özyeğin Filarmoni, iş dünyasının önde gelen ismi Hüsnü Özyeğin'in sosyal sorumluluk anlayışının kültürel bir yansıması olarak ortaya çıkıyor. Bu yenilikçi projenin temel amacı, klasik müziği daha geniş kitlelere ulaştırmak, genç yeteneklerin potansiyelini keşfetmelerine ve geliştirmelerine olanak sağlamak ve aynı zamanda sanatsal eğitim programları aracılığıyla toplumsal değer yaratmayı hedefliyor. Fazıl Say'ın sanat yönetmenliği ve Özyeğin Üniversitesi'nin desteğiyle şekillenen bu filarmoni, sadece bir konser ekibi değil, aynı zamanda bir kültür ve eğitim platformu olma yolunda ilerliyor.
Özyeğin Filarmoni, klasik müziğin evrensel dilini ve zengin tarihini kullanarak, toplumun her kesiminden insanın sanatın büyülü dünyasına erişmesini amaçlıyor. Bu amaca ulaşmak için, orkestranın yanı sıra sanatsal eğitim programları, genç müzisyenlere yönelik gelişim odaklı etkinlikler ve uluslararası düzeyde tanınan solistlerin katıldığı konserler gibi çeşitli faaliyetler düzenlenecek. Orkestranın repertuarı, klasik müziğin temel eserlerinden modern bestelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsayacak ve dinleyicilere farklı müzikal deneyimler sunacak. Özellikle gençlerin klasik müzikle ilk tanışmasını sağlayacak özel projeler geliştirilecek ve böylece müziğin gelecek nesillere aktarılması hedefleniyor.
Projenin mimarı Hüsnü Özyeğin, “Hayatım boyunca fırsat yaratmanın, insanlara yatırım yapmanın ve yaptığımız işi bizden sonra da sürecek bir değere dönüştürmenin önemine inandım. Vakfımızda da üniversitemizde de asıl hedefimiz her zaman gençlerin potansiyelini desteklemek oldu. Buradaki deneyimimizi kültür sanat alanına nasıl taşıyabileceğimizi, ülkemizin geleceği için yaptığımız yatırımlara bu alanda neler ekleyebileceğimizi düşünürken de Özyeğin Filarmoni hayali doğdu.” diyerek projenin ardındaki motivasyonları paylaştı. Özyeğin, filarmoninin sadece bir sanat kurumu değil, aynı zamanda gençlerin gelişimine katkıda bulunacak, uzun vadeli bir yatırım olarak görüldüğünü vurguladı.
Fazıl Say ise, Özyeğin Filarmoni Orkestrası ile “Türkiye’den dünyaya bir ses” olmak, özgün yorumlarıyla merak uyandıran bir orkestra oluşturmak ve genç müzisyenlerin gelişimine katkıda bulunmak gibi hedeflerle yola çıktıklarını ifade etti. “İyi bir orkestra, yetenek kadar birlikte üretmeye ve tek yürek olmaya dayanır” diyen Say, orkestranın, deneyimli ustalar ve genç müzisyenler arasındaki dayanışmayı ve işbirliğini teşvik edeceğini vurguladı. Projenin başarısının, sadece yetenekli müzisyenlerden değil, aynı zamanda sanatsal vizyon ve toplumsal sorumluluk bilincinden de kaynaklanacağına inandıklarını belirtti. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda gerçekleşecek ilk konser, sadece bir tanıtım etkinliği değil, aynı zamanda klasik müziğe olan ilgiyi artırmayı ve Özyeğin Filarmoni'nin gelecekteki çalışmalarına öncülük etmeyi amaçlıyor.”}p>