ABD Hazine Bakanlığı, piyasadaki dengeleri koruma ve konut piyasasında daha adil bir rekabet ortamı yaratma amacıyla, büyük kurumsal yatırımcıların müstakil konut alımına getireceği kısıtlamaları detaylandıran yasal düzenlemeyi uygulamaya koymaya hazırlanıyor. Bu kapsamda, 7 Ocak 2027 tarihinden itibaren, belirli istisnalar dışında, en az 350 bağımsız konuta sahip olan yatırımcı kuruluşların yeni konut satın alma veya sözleşme imzalaması gibi faaliyetler üzerinde ciddi kısıtlamalarla karşılaşacağı açıklandı.
Düzenlemenin merkezinde, yatırım kontrolüne sahip olan kuruluşların tanımı yer alıyor. Bir kuruluşun, doğrudan veya dolaylı olarak en az 350 bağımsız konuta sahip olması, bu tanımın temelini oluşturuyor. Bu durum, büyük yatırımcıların piyasaya girişi üzerinde önemli bir kontrol mekanizması oluşturarak, konut fiyatlarının dengelenmesine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Bakanlık, bu düzenlemenin, konut piyasasında daha sürdürülebilir ve istikrarlı bir yapı oluşturulmasına yardımcı olacağını vurguluyor.
Düzenlemenin kapsamında, belirli durumlar ve programlar istisna olarak kabul ediliyor. Özellikle, kiraya vermek amacıyla konut inşa etme, konut yenileme programları ve konut sahipliğini destekleme gibi faaliyetler, yatırımcı kısıtlamalarından muaf tutulacak. Ancak, bu istisnaların şartlara ve koşullara bağlı olarak değerlendirileceği ve Bakanlık tarafından onaylanması gerektiği belirtiliyor. Bu yaklaşım, konut piyasasında kritik projelerin ve programların aksamamasına yönelik bir denge unsuru sağlıyor.
Yeni düzenlemenin uygulanmasına öncülük edecek taslak, kamuoyunun görüşlerini almak üzere Federal Register'da yayınlanacak. Taslağa ilişkin geri bildirimler 30 gün içinde toplanacak ve bu geri bildirimler, düzenlemenin nihai formunu etkilemede önemli bir rol oynayacak. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, bu düzenlemenin, Amerikan ailelerinin ve çalışanların uygun fiyatlı konutlara erişimini kolaylaştıracağını ve konut piyasasının sürdürülebilirliğini destekleyeceğini vurgulayarak, bu adımı atılacak önemli bir adım olarak tanımladı. Bu düzenlemenin, konut piyasasında daha adil ve istikrarlı bir ortam yaratma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor.