Afrika, küresel yatırım akışının yeniden şekillenmesinde bir dönüm noktasını temsil ediyor. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü’nün (UNCTAD) yayınladığı son raporlar, kıtada doğrudan yabancı yatırımda (DÜY) önemli bir artışın yaşandığını gösteriyor. 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 70 milyar dolarlık bir DÜY çekimi, kıtanın 1990’dan beri kaydettiği en yüksek üçüncü seviyeye işaret ediyor. UNCTAD’ın analizine göre, yatırımcılar artık büyük ölçekli, tek hamle projelerden ziyade, daha küçük, daha seçici ve yerel dinamiklere odaklanan projeleri tercih ediyor. Bu durum, Afrika’ya açılmak isteyen şirketler için doğru stratejik partneri bulmanın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Bu yeni yatırım modelinin arkasında, Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) gibi uluslararası ticaret anlaşmaları yatıyor. Dünya Bankası’nın 2020 yılında yayınladığı rapor, AfCFTA’nın 55 ülkede 1,3 milyar insanı ve 3,4 trilyon dolarlık bir ekonomiyi tek bir pazar çatısı altında birleştireceğine dikkat çekiyor. Anlaşmanın tam uygulanması hâlinde, Afrika’nın 2035’e kadar gelirinin 450 milyar dolar seviyesine ulaşması ve ihracatının 560 milyar dolar artması öngörülüyor. Ancak Dünya Bankası, bu kazancın büyük bölümünün, ticaret kolaylaştırma önlemleri ve süreç yönetimi gibi faktörlerden kaynaklanacağını vurguluyor.

Bu karmaşık ve çeşitli coğrafyada başarılı olmak isteyen şirketler için, yerel uzmanlığın değeri katlanarak artıyor. HANKAN Defence & Consultancy CEO’su Sargun Tuğrul, Afrika’da kalıcı başarının, yerel dinamikleri doğru okuyabilen, yerel mevzuatı ve iş kültürünü anlayan ortaklıklardan geçtiğini savunuyor. Tuğrul’un Nijerya, Namibya, Kenya, Gana, Güney Afrika, Sudan ve Ruanda gibi ülkelerde edindiği saha deneyimi, şirketin Afrika’daki yatırımcıların ihtiyaçlarını anlamasına ve onlara özel çözümler sunmasına olanak sağlıyor. Bu deneyim, özellikle savunma, güvenlik ve teknoloji alanlarında stratejik projelerin geliştirilmesine katkı sağlıyor.

HANKAN Defence & Consultancy, Afrika’ya açılmak isteyen şirketlerin bu karmaşık coğrafyada başarılı olmalarına yardımcı olmak için, sadece finansal sermaye değil, aynı zamanda yerel bilgi ve deneyim sunuyor. “Bürokrasi Afrika’da bir engel değil, doğru okunması gereken bir harita” diyen Tuğrul, şirketin rolünün, bu haritayı şirketler için okunur hale getirmek ve Afrika’ya açılan her firmanın ihtiyaç duyduğu yol arkadaşlığını sunmak olduğunu vurguluyor. Bu sayede HANKAN Defence & Consultancy, Afrika’da yeni bir dönem başlatırken, stratejik ortaklıklarla küresel yatırımcıların kıtadaki fırsatları en iyi şekilde değerlendirmesini sağlıyor.”} p>