Türkiye, kendi iç dinamikleriyle şekillenen ve küresel arenada yükselen bir güç olma yolunda, son yıllarda gerçekleştirdiği önemli adımlarla adeta bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşümün merkezinde, 'şiddetsizlik' ilkesi ve 'kardeşlik' değerleri yer alıyor. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, bu stratejik vizyonu dile getirerek, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Bunca zorlu süreçten sonra, Türkiye’nin artık ‘şiddetle anılan bir ülke’ olmaktan öteye geçme hedefinde olduğunu vurguladı.
Yalçın, Diyarbakır’daki temasları sırasında, ülkenin geleceğine dair umutlarını ve hedeflerini dile getirirken, geçmişte yaşanan karmaşıklıkları ve sorunları başarıyla aşarak bugünlere gelindiğini özellikle vurguladı. Türkiye’nin, sadece ekonomik kalkınma hedefleriyle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda insan hakları, demokrasi ve kardeşlik gibi değerlerin de önünü açtığını ifade etti. ‘Çok önemli merhalelerin katedildiğini, geriye bazı alanların kaldığını, o alanların da hızla başarılabileceğini’ belirterek, geleceğe dair iyimser bir tablo çizdi.
AK Parti’nin, insan hakları ve demokrasi alanındaki başarılarını, sadece fiziki altyapı projeleriyle değil, aynı zamanda toplumsal dokuyu güçlendiren, farklı kültürleri ve inançları bir araya getiren devrim niteliğindeki icraatlarıyla da sergilediğini vurguladı. Başörtüsü yasaklarının kaldırılması, katsayı sisteminin ortadan kaldırılması, Kürt meselesinde kaydedilen ilerlemeler gibi kilometre taşları, Türkiye’nin değişim ve dönüşüm sürecinin en belirgin kanıtları olarak öne çıktı. Yalçın, ‘Türkiye’nin, önümüzdeki dönemde daha da büyük hedeflere ulaşacağına, daha gelişmiş, daha büyük ve daha müreffeh bir ülke olarak küresel arenada söz sahibi olacağına’ inancını dile getirdi.
Yalçın’ın Diyarbakır’daki ziyaretleri, sadece siyasi bir temas olmanın ötesinde, Türkiye’nin bölgedeki ve dünyadaki rolüne dair stratejik bir mesajın verilmesi açısından da büyük önem taşıyor. ‘Şiddeti bütünüyle ortadan kaldırabilirsek, şiddeti bütünüyle bu coğrafyanın kaderi olmaktan çıkartırsak’, ifadesiyle, Türkiye’nin barışçıl bir geleceğe doğru ilerleme hedefinin altını çizdi. Kardeşçe yaşamayı, kardeşçe geçinmeyi bilen bir toplum olarak, geçmişte yaşanan acıları unutmadan, geleceğe umutla bakmaya devam edeceğinin altını çizdi. Türkiye'nin, gelecekte de 'cesaretin ve başarıların ülkesi' olarak, dünyaya örnek olmaya devam edeceğine inancı taşıyor.