İstanbul’un kalbi Fatih’te, 14 yaşındaki Hafız Mahmud Işıldak’ın hayatını yitirmesi, yalnızca bir trajediyi değil, aynı zamanda derin sorgulamaları da beraberinde getirdi. Otoparkta elektrik akımına kapılan genç adamın ölümü, İsmailağa cemaati ve bu cemaatin önde gelen isimleri üzerinden büyük bir tartışma ortamı yarattı. Cübbeli Ahmet olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü’nün, iddiaları ve suçlamaları, olayın karmaşıklığını daha da artırdı.
Ünlü’nün YouTube platformunda yaptığı açıklamada, İsmailağa cemaati ve Seyfettin İnanç’ı doğrudan suçlayarak, Hafız Mahmud’un ölümünün “öldürülmüş” olduğunu ileri sürdü. Bu iddia, otoparkta alınan güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu ve cemaatin bu konuda ihmal ettiğini gösterdi. Ünlü, özellikle kaçak akım rölesi kullanılmaması konusuna vurgu yaparak, cemaatin sorumluluğunu artırıcı bir dil kullandı. Bu iddialar, olayın arkasında yatan gerçekleri araştırmak için yeni bir perspektif sunuyor.
Olayın meydana geldiği 14 Ekim’de, şiddetli yağışlar altında, yalın ayak yürüdüğü belirtilen Hafız Mahmud Işıldak, otoparkta elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Otoparkın işletilmesiyle ilgili detaylar, kamuoyunda büyük bir merak uyandırdı. Evrensel gazetesinde yer alan bilgilere göre, otoparkın 2011 yılından itibaren Fatih Belediyesi tarafından derneğe tahsis edildiği ve belediye tarafından düzenlenen ruhsatla işletildiği belirtildi. Ancak, otoparkın elektrik tesisatının kim tarafından denetlendiği, güvenlik önlemlerinin kim tarafından alındığı ve olası ihmallerin ne düzeyde olduğu gibi sorular, kamuoyunun büyük bir kısmının gündeminde yer alıyor.
Fatih Belediyesi’nin Sayıştay raporlarında yer alan tespitler, otoparkın uzun süredir derneğe ait olduğu ve kamu taşınmazlarının işgali nedeniyle düzenli ecrimisil tahakkuk ettirildiği bilgisine yer veriyor. Bu durum, otoparkın işletilmesinde yaşanan süreçleri ve olası yasal sorunları da beraberinde getiriyor. Seyfettin İnanç’ın İsmailağa Vakfı’ndaki rolü ve Cübbeli Ahmet ile arasındaki görüş ayrılıkları, olayın karmaşıklığını daha da artırıyor. Olayın ardından, hem cemaatin hem de ilgili kurumların sorumlulukları ve güvenlik önlemleri konusunda daha detaylı bir inceleme yapılması gerekiyor.