Adana’nın bereketli ovalarında, mandalina hasadı tam anlamıyla bir felaketle karşı karşıya. Yüzlerce bin tonluk bir potansiyeli barındıran bu yılın hasadı, küresel bir çatışmanın gölgesinde beklenmedik bir dönüşüm geçiriyor. 401 bin dikili ağacın sunduğu umutlar, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın getirdiği ihracat yavaşlamasıyla suya düşüyor.
Bu sene, toplamda 1 milyon 165 bin ton mandalina rekoltesi hedefleniyordu. Ancak, deniz yolları üzerindeki kısıtlamalar nedeniyle ihraç edilemeyen ürünler, yerel pazarlarda acı bir gerçekle karşı karşıya. İlk hasat döneminde kilogram fiyatı 8 ile 10 lira arasında olan bu meyveler, artık dalında sadece 3 liraya kadar düşmüş durumda. Bu durum, üreticiler için büyük bir kayıp demek.
Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, yaşanan sıkıntıları şu şekilde özetliyor: ‘Gemi trafiği kapalı olduğu için yurt dışına pazarlayamıyoruz. Kara yoluyla tırlarla ürün göndermek maliyetli hale geldi ve bu da ürünün değerini düşürüyor.’ Üreticiler, yıllardır yurt dışı pazarlarına odaklanarak ürünlerini dikmiş, ancak şimdi bu pazarın kapanmasıyla birlikte umutlarını yitiriyor. Özellikle erken çeşitler olan Okitsu, Mihowase, Early, Marisol ve Primasol gibi cinsi mandalinalar, bu krizin en büyük payını alıyor.
Mandalina üreticisi İbrahim Kaya, “Ürünün para etmediği için tüccara sözümüz yok. Malımızı ağaçtan temizlesin diye ne fiyat verirlerse kabul ediyoruz. Ürün ağaçta kaldığı zaman mahsul düşüyor. En azından malımız ağaçtan temizlensin diyoruz” diyerek, durumun ciddiyetini vurguluyor. Üreticiler, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’ndan Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’nun (DFİF) bu yıl özellikle verilmesini talep ediyor. Aksi takdirde, Adana’nın mandalina hasadı, bir felakete dönüşebilir.”}h>4