İstanbul’da gerçekleştirilen 19. Verona Avrasya Ekonomik Forumu’na katılan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin küresel ekonomik arenadaki konumunu ve gelecekteki stratejik hedeflerini detaylı bir şekilde değerlendirdi. Forumda müstakil sanayici ve işadamları arasında düzenlenmiş panel tartışmalarına katılan Şimşek, Türkiye’nin ekonomik şoklara karşı dayanıklılığının, toplam borçluluk düzeyinin düşük olmasıyla desteklendiğini vurguladı. Bakan Şimşek, bu durumun, ekonomik dalgalanmalara karşı daha hızlı ve etkili tepki verme yeteneğini önemli ölçüde artırdığını ifade etti.

Şimşek, Türkiye’nin küresel ticaret yollarındaki stratejik önemine dikkat çekerek, Türk Hava Yolları’nın (THY) dünya genelinde en fazla noktaya uçuş yapan havayolu şirketlerinden biri olduğunu ve bu durumun, bağlantısallık hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynadığını belirtti. Güvenilir bir ortak olmanın, küresel ölçekte işbirliğini artırma potansiyeli taşıdığını vurgulayan Bakan, Pekin ile Londra arasındaki en hızlı bağlantıların Türkiye üzerinden geçmesi örneğini göstererek, ülkenin lojistik alandaki stratejik avantajlarını özetledi. Bu durum, küresel arz zincirlerinin Türkiye’nin bir parçası olarak nasıl yeniden şekillendiğini gösteriyordu.

Bakan Şimşek, küresel ekonomik zorluklar bağlamında, özellikle yüksek borçluluk sorununa dikkat çekerek, Türkiye’nin bu zorluklara karşı sergilediği yaklaşımı detaylandırdı. Korumacılık eğilimlerinin ve küresel finansal krizlerden sonra dünya ekonomisi üzerindeki etkilerinin artmasıyla birlikte, Türkiye’nin serbest ticaret anlaşmaları yoluyla dış ticarette daha güçlü bir konuma gelme stratejisini benimsediğini aktardı. Japonya, Endonezya, Körfez ülkeleri ve Kanada ile müzakere edilen serbest ticaret anlaşmaları ve halihazırda 54 serbest ticaret anlaşmasının, Türkiye’nin küresel ticaret ağını genişletmedeki rolünü açıkça ortaya koydu. Bu anlaşmaların, Türkiye’nin üretim merkezlerini güçlendirme ve ihracatını artırma hedeflerine ulaşmasına katkı sağlayacağını vurguladı.

Son olarak, Şimşek, Türkiye’nin imalat sanayisinin kişi başına düşen Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) oranla oluşturduğu katma değer bakımından Asya Kaplanları ile rekabet edebilecek bir seviyeye ulaştığını, özellikle orta-yüksek ve yüksek teknolojili alanlara yapılan yatırımları desteklemek amacıyla sunulan kredilerle piyasa faiz oranının üçte biri düzeyinde tutulan avans kredilerinin de bu hedefe ulaşmada önemli bir rol oynadığını belirtti. Ayrıca, hizmet sektörünün büyüme potansiyelini, turizm, sağlık turizmi ve dijital içerik üretimi gibi alanlardaki gelişmelere dikkat çekerek değerlendirdi.”}