Sudan'ın ekonomik yapısının kalbi, yüzyıllardır süregelen Arap zamkı (akasyadan elde edilen doğal sakız) üretimiydi. Bu değerli madde, küresel sanayi için hayati bir rol oynuyordu; içeceklerden kozmetik ürünlerine kadar sayısız sektöre malzeme sağlıyordu. Ancak, ülkenin iç savaşı, bu nadide kaynağın geleceğini belirsiz hale getirmiş, ekonomik bir felaketin kapısını araladı.

Çatışmaların şiddetlendiği Nisan 2023'te, yılda yaklaşık 150 bin ton üretilen ve dünya ihtiyacının %80'ini karşılayan Sudan Arap zamkı üretiminde ciddi bir gerileme yaşandı. Üretimin çökmesi, doğrudan veya dolaylı olarak 5 milyon insanın geçim kaynağını ortadan kaldırmış, ekonomik kayıplar katlanarak artmıştı. Yıllık gelir kaybı 200 milyon doları aşarken, sorunun en acımasız yanı, üretilen ürünlerin karabozarlara kaçırılması ve uluslararası pazarlardan gizlenmesiydi.

Bu durum, yalnızca Sudan ekonomisini değil, aynı zamanda stratejik bir kaynak olan Arap zamkının küresel pazardaki değerini de düşürüyordu. Çatışma bölgelerinden toplanan zamkların, Çad ve diğer komşu ülkelere kaçırılarak Sudan menşeli olduğu izlenmekteydi. Bu hırsızlık, Sudan'ın bu değerli kaynağına erişimini engellemekle kalmıyor, aynı zamanda uluslararası ticarette de büyük bir güvensizlik ortamı yaratıyordu. Bu durum, akasya ağaçlarının kömür yapmak amacıyla kesilerek, ticari verime ulaşmasını engelleyen bir döngüyü tetikliyordu.

Uzmanlar, bu durumun sadece kısa vadeli bir sorun olmadığını, Sudan'ın gelecekteki üretim kapasitesini de ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguluyor. Yeni fidan dikilse bile, ticari verime ulaşılmasına 5 ila 8 yıl gibi uzun bir süre geçeceği belirtiliyor. Bu nedenle, Sudan'ın bu stratejik ürününden sağladığı resmi kazanç sıfırlanmış durumda ve ülkenin ekonomik geleceği belirsizliğe sürüklendi.