Türkiye’nin emekli topluluğu, geçim zorluklarıyla mücazenet ederken, Yeni Yol Partisi Milletvekili Necmettin Çalışkan’ın Meclis’e taşıdığı destek talebi, Cumhur İttifakı’nın oylarıyla reddedilerek, emeklilerin umutlarını bir kez daha yıprattı. En düşük emekli aylıklarının ve bayram ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine çıkarılması çağrısı, emeklilerin sefalet içinde yaşamaya devam etmelerine dair acı bir gerçekliği gözler önüne serdi.
Çalışkan’ın sunduğu yasa teklifi, 5 Mayıs 2025’ten beri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bekleyen, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik öngören bir çözüm önerisiydi. Teklifin, en düşük emekli aylıklarını ve bayram ikramiyelerini aylık net asgari ücretin tamamına eşitlemesini hedefliyordu. Ancak, AKP ve MHP’nin ret oylarıyla, bu önemli adım atılamadı. Çalışkan’ın Meclis’te yaptığı açıklamalar, emeklilerin yaşadığı acı gerçekleri çarpıcı bir şekilde vurguladı: ‘Emekli maaşı sefalet ücretidir, emeklilik hayatı kabus haline geldi.’
Teklifin reddedilmesi, sadece emeklilerin gelir düzeyini artırma arzusunun engellenmesiyle kalmadı. Aynı zamanda, Türkiye’nin küresel emeklilik sistemlerindeki konumunu da tartışma konusu haline getirdi. Marsh ve CFA Enstitüsü tarafından hazırlanan 55 emeklilik sisteminin incelendiği Küresel Emeklilik Endeksi’nde Türkiye, 19 Avrupa ülkesi arasında son sırada yer aldı. Türkiye’nin genel endeks puanı 46,6’ya gerilerken, sürdürülebilirlik başlığındaki puanı ise 29,4 ile ciddi bir düşüş gösterdi. Raporda, en düşük gelir grubundaki emeklilere yönelik devlet emekli aylığının artırılması ve ek emeklilik sistemlerinin güçlendirilmesi gerektiği yönünde önemli önerilere yer verildi.
Bu gelişmeler ışığında, emeklilerin gelir düzeyine ilişkin tartışmalar daha da aciliyet kazanmaktadır. Emekli torununu gördüğünde saklanan, bayram geldiğinde üzülen, pazardan ucuz sebze meyve toplayan bir tablo, Türkiye’nin emekli topluluğu için gerçeklik olmaya devam ediyor. Bu nedenle, Meclis’te yaşanan bu ret kararı, sadece bir yasa teklifinin reddi değil, aynı zamanda, ülkenin sosyal güvenlik sistemine yönelik temel bir eksikliğin de göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Emeklilerin yaşam standartlarını yükseltmek ve onlara yakışır bir emeklilik hayatı sunmak için daha kapsamlı ve etkili çözümler üretilmesi hayati önem taşıyor.