Bitlis'in 2 bin 500 rakımlı yüksek kesimlerine doğru yükselen yaylalar, bu yıl da eşsiz bir lezzet sunmaya hazırlanıyor. Yüksek irtifa koşulları ve eşsiz bitki çeşitliliği, arıların üretmiş olduğu karakovan balının kalitesini ve aromasını doğrudan etkiliyor. Geleneksel yöntemlerle üretilen bu bal, yörenin zengin doğal mirasının bir parçası haline geldi.

Karakovan balı, arıların kendi doğal süreçlerinde ürettiği, benzersiz bir ürün. Bitlis'teki arıcılar, söğüt dalları kullanarak hazırladıkları kovandaki arıları, yaylaların zengin bitki örtüsüyle besleyerek, yüksek verimli bir bal elde etmeyi başarıyor. Bu yıl, özellikle kekik, geven ve diğer endemik bitkilerin bolluğu, balın niteliğini daha da artırıyor. Bu da, balın hem lezzetini hem de sağlık faydalarını güçlendiriyor.

Hasat dönemi, Bitlis'te bal hasadının en geç başladığı illerden biri olmasından dolayı büyük bir heyecanla karşılanıyor. Yüksek rakım, bitki örtüsünün zenginliği ve arıların doğal üretim koşulları, bu balı diğerlerinden farklı kılıyor. Üreticiler, bu yıl rekolte beklentilerinin yüksek olduğunu belirtiyor ve yerel pazarda satacakları balın yanı sıra, Türkiye'nin dört bir yanındaki tüketicilere ulaşmayı hedefliyor. Bu durum, Bitlis ekonomisine de önemli katkılar sağlayacak.

Bitlisli bal üreticisi Güven Güngördü, geleneksel yöntemlerle üretim sürecine büyük önem vererek, “2026 yılı karakovan balı hasadına başladık. Havaların soğumasıyla birlikte hasat zamanı geldi. Dünyaca ödüllü Bitlis karakovan balının hasadına bugün itibarıyla başlamış bulunuyoruz. Bitlis balı, prolin miktarı yüksek, kaliteli ve marka değeri olan bir ürün. Karakovan balı, arının balı kendi doğal sürecinde üretmesi anlamına geliyor. Biz de geleneksel yöntemlerle ürettiğimiz balların hasadını yapıyoruz” dedi. Bu yaklaşım, hem balın kalitesini koruyor hem de yörenin kültürel mirasını yaşatıyor.”} attı.