TBMM Genel Kurulu, sermaye piyasasında önemli bir adımı temsil eden ve tasfiye süreçlerini düzenleyen yasal öneriyi kabul etti. Bu kararın ardından, belirli yatırım fonlarının geleceği şekillenecek ve yatırımcı hakları korunmaya yönelik kapsamlı bir çerçeve oluşturulacak. Önerge, piyasadaki karmaşık durumları çözmek ve şeffaflığı artırmak amacıyla hazırlanmıştı.
Yeni kabul edilen yasa, öncelikle tasfiyesine karar verilen fonların varlıklarının adil bir şekilde geri alınmasını hedefliyor. Bu süreç, hukuka uygun olmayan değerlerin kurtarılmasını, fonun zararının sorumluların üzerine atılmasını ve geri kazanılan değerlerin pay sahiplerine dağıtılmasını içeriyor. Yasa, bu karmaşık sürecin usul ve esaslarını belirleyerek, yatırımcıların haklarını korumayı amaçlıyor. Tasfiye sürecinin SPK gözetiminde yürütüleceği ve tasfiye görevlilerinin yatırımcı menfaatini ön planda tutacağı vurgulanıyor.
Yasanın detayları, fonların tasfiyesinde SPK'nın yetkilerini genişletiyor. Kurul, tasfiye sürecinin her aşamasını belirleme, varlıkların değerlemesini yapma, pay sahipliğini tespit etme ve ödeme süreçlerini yönetme yetkisine sahip olacak. Ayrıca, piyasadaki dalgalanmalar veya tasfiye sürecini geciktiren faktörler durumunda, Kurulun geri alım, satma veya geçici fiyat marjları uygulama gibi ek yetkileri bulunuyor. Bu durum, tasfiye sürecinin daha esnek ve etkin bir şekilde yönetilmesini sağlıyor.
Yasa, sadece tasfiye sürecini düzenlemekle kalmıyor, aynı zamanda bilgi akışını ve koordinasyonu da sağlıyor. MKK, Takasbank, Borsa İstanbul ve TMSF gibi kurumlar, Kurula ve Yatırımcı Tazmin Merkezine düzenli olarak bilgi vermekle yükümlü olacak. Bu sayede, tasfiye sürecinin şeffaf ve hesap verebilir bir şekilde yürütülmesi sağlanacak. Fon pay sahipliğinin, MKK kayıtlarıyla belirlenmesi ve TEFAS platformu üzerinden gerçekleştirilmesi, sürecin dijitalleşmesine katkıda bulunuyor. Bu düzenlemenin uygulanması, piyasadaki güveni artırarak yatırımcıların fonlara olan talebini destekleyecek.