İstanbul Barosu, hukuk camiasında önemli bir dönüm noktasının habercisi olan seçim hazırlıklarına son hızla devam ediyor. Haliç Kongre Merkezi’nde 24-25 Ekim tarihlerinde düzenlenecek genel kurul öncesinde, mevcut başkan Av. Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamalarla baroyu geleceğe taşıyacak vizyonunu paylaştı. Kaboğlu’nun değerlendirmeleri, baro yönetiminde yapılacak değişikliklerin sadece bir seçim olmadığını, aynı zamanda hukuk alanındaki temel değerlerin yeniden vurgulanması ve savunma mesleminin güçlenmesi için bir fırsat olduğunu ortaya koyuyor.

Kaboğlu, iktidar döneminde baro içerisinde gerçekleştirdiği reformları, “avukat haysiyeti” ve “avukat haysiyetine yaraşır yaşam standardı” ilkeleri doğrultusunda şekillendirdiğini vurguladı. Bu kapsamda, baronun işleyişini demokratikleştirdiği, formasyon programlarını yaygınlaştırdığı ve süreklileştirdiği, yurttaş mağduriyetlerini giderme ve avukatlara gelir getirme odaklı programları pekiştirdiği bir dönem geçirdi. CMK avukatlığı ve adli yardım hizmetlerinin güçlendirilmesi, anonim şirketler üzerindeki denetimin artırılması, bilgisayar alımları, çalışma alanlarının genişletilmesi ve müvekkillerle görüşme alanlarının oluşturulması gibi uygulamalar, baro bünyesinde önemli iyileştirmeler yapılmasına katkı sağladı. Ayrıca, baro tarafından edinilen bina, ‘Araştırma, Eğitim ve Uygulama Merkezi’ olarak hizmet altına alınarak çok işlevli bir mekan haline getirildi.

Seçim sürecine yönelik değerlendirmesinde, oy vermeyen grup üyeleri ve farklı çevrelerden gelen yoğun talepleri dikkate aldığını belirten Kaboğlu, “hukuk hakkı” istediği için açılan davaları sonuçlandırma çabalarını da vurguladı. Ancak, en belirleyici motivasyon kaynağı, ülkenin gerileyen hukuk durumu karşısında İstanbul Barosu’nun sahip olduğu eşsiz konumunu daha güçlü bir şekilde kullanma ve hukukun etkili kılınması mücadelesini sürdürme isteğiydi. Özellikle, insan haklarına saygılı bir devlet anlayışını destekleyen ve laik, demokratik bir Cumhuriyet’in temel niteliklerini koruma hedefi, Kaboğlu’nun seçim stratejisinin merkezine yerleşti.

Değişim İçin Avukatlar (DİA) grubunun adayı olarak, Kaboğlu’nun ilk dört maddede yapılabilecek olumlu değişikliklere yönelik yaklaşımı, “insan haklarına saygılı devlet” tanımının daha koruyucu, geliştirici ve ilerletici bir şekilde yorumlanabileceği yönündeydi. DİA metninde yer alan ifadelerle, Anayasanın 4 ve 11. maddelerindeki güvencelerin, Cumhuriyetin temel niteliklerini savunmak, hakların korunmak ve iktidarın sınırlandırılması gibi sorumlulukların yerine getirilmesi için vazgeçilmez olduğu vurgulandı. Ayrıca, seçilirse iki dönem arasında savunma mesleminin saygınlığını artırmaya, yurttaşların hak ihlallerini gidermeye ve hukuk devleti ve demokratik devleti ile demokratik toplumu ilerletmeye odaklanacağını ifade etti.