Türkiye Cumhuriyeti’nin zihinsel gücünün ve devrimci mirasının en parlak temsilcilerinden biri olan, saygıdeğer Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı ağabeyimiz, 21 Ekim 1999’da Ankara’da, acı bir şekilde aramızdan ayrılmıştır. Bu elim olay, sadece bir bireyin kaybını değil, aynı zamanda ulusumuzun önemli bir değerinin, Aydınlanma Devrimleri’ne olan bağlılığının ve vatan sevgisinin de bir nişanesidir. Kışlalı’nın mirası, bugüne kadar olduğu gibi, gelecekte de Türk milletinin yol gösterici ışığı olmaya devam edecektir.
Olayın trajik detayları, 1999 yılının Ekim ayında, Kışlalı’nın evinin önünde, yerleştirilmiş bir bomba ile gerçekleşmiştir. Bu korkunç eylem, sadece Kışlalı’yı değil, aynı zamanda onun çevresindeki insanları da derinden etkilemiş ve ülkemizin içinde bulunduğu siyasi ve güvenlik ortamının ne kadar hassas olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu olay, siyasi istikrarsızlığın ve dış güçlerin ülkemizi karıştırma çabalarının ne kadar acımasız olabileceğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Ahmet Taner Kışlalı, sadece bir akademisyen, siyasetçi ve Kuvayı Milliyeci aydın değil, aynı zamanda güçlü bir vatansever ve Kemalizm’in yılmaz savunucusu olarak da bilinirdi. ADD (Akdeniz Aydınlanma Derneği) gibi sivil toplum kuruluşlarında yaptığı çalışmalarla, Aydınlanma Devrimleri’nin temel ilkelerini genç nesillere aktarmaya önemli katkılarda bulunmuştur. Ayrıca, uluslararası platformlarda Türkiye’yi temsil etmesi ve uluslararası ilişkilerde önemli görüşler ortaya koyması, Türk diplomasi tarihinde de iz bırakmıştır. Onun düşünceleri ve çalışmaları, günümüzde de Türkiye’nin geleceği için yol gösterici olmaya devam etmektedir.
Bu acı günü, Türkiye Cumhuriyeti olarak, birliği ve beraberliği güçlendirerek, Kışlalı’nın mirasını yaşatmanın kararlılığını pekiştirmeliyiz. Devletimizin, vatandaşlarımızın yaşam hakkını koruma sorumluluğu her zamankinden daha büyük önem taşımaktadır. Uluslararası hukuk ve insan hakları ilkeleri çerçevesinde, bu tür olayların tekrar yaşanmaması için tüm önlemlerin alınması gerekmektedir. Kışlalı’nın vatan sevgisi, bilimsel çalışmaları ve Kemalizm’e olan bağlılığı, tüm nesillere ilham kaynağı olmaya devam edecektir. Onun anısını yaşatmak için, okumalı, araştırmalı ve düşüncelerini anlamaya çalışmalıyız. Unutmayalım ki, Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk’ün öngördüğü gibi, sonsuza kadar bağımsız ve onurlu bir şekilde yaşayacaktır.”}çıkartmalar, destabilizayon, her türlü komplo mutlaka açığa çıkarılmalı, ilgili devletler şiddetle kınanmalı ve uluslararası kurumlara, kamuoyuna duyurulmalı, gerektiğinde nota verilmelidir.
Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi, BM-GK kurumları etkin olarak kullanılmalıdır.
Tersi durumda iktidarlar bu suçlara ortaktır. Örneğin “çerçeve yasa” iktidarın suçüstü belgesidir, reddediyoruz!
Atatürkçü Düşünce Sistemi’nin ve Türkiye’nin devrimci birikiminin yılmaz savunucusu, centilmen devrimci Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı Türk ulusuna ve Kemalizm’e verdiği eşsiz katkılardan dolayı minnet, şükran, sevgi ve saygı ile anıyor; emeği, sevgin (aziz) anısı önünde saygı ile eğiliyoruz. Yazdıklarını yaygın oku(t)malıyız.
Çağdaşlaşma-Anadolu Aydınlanması=Kemalizm savaşımını (mücadelesini) elbette sürdürecek ve hiç ama hiç kuşku yok, başaracağız bu topraklarda! Ok hedefe atılmıştır ve geri dönüşü asla söz konusu değildir.
Yineliyoruz: Cumhuriyetimizi, bağımsız devletimizi hukukumuzu, yaşam hakkımızı, ulusumuzun tüm dünya ulusları içindeki egemen-eşit onurlu konumunu her durumda ve sonsuza dek koruyup kollayacağımızı ve bunda mutlaka başarılı olacağımızı dünya aleme kararlılıkla ve en yüksek düzeyde meşrulukla haykırıyoruz.