TBMM KİT Komisyonu'nda, Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret AŞ'nin bilanço ve hesapları üzerinde yoğun bir inceleme yapıldı. DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan tarafından gündeme getirilen ve şirketin faaliyet gösterdiği alanlar hakkında ciddi iddialar içeren görüşmeler, komisyon üyeleri arasında dikkatleri üzerine çekti. Komisyon, şirketin gelir kaynaklarının, yönetim yapısının ve kamu kaynaklarının kullanımı konusundaki şeffaflıkla ilgili önemli sorular sordu.
Hüseyin Olan, ilk olarak şirketin 2024 yılı sonu verilerini eleştirerek, 3 milyon 987 bin lira gelir elde ettiğini, bu gelirin 7 kişilik yönetim kuruluna aktarıldığını belirtti. Olan, yönetim kurulundaki üyelerin kamu görevlisi olduğunu ve ek maaş aldıklarını vurgulayarak, “Bu kurulda kimler var? Şirketin bize gönderdiği öz geçmişlere baktım, bir restorasyon şirketinin yönetim kurulunda bir restorasyon mimarı yok, bir sanat tarihçisi yok. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nü temsilen oturan üyelerden biri bir bakanlığın özel kalem müdürü, müdür yardımcısı, biri basın müşaviri, denetlediğimiz yıllarda aynı koltuklarına bakan danışmanları oturmuş” şeklinde eleştiride bulundu. Olan, bu durumun şirketin amacını ve faaliyetlerini etkileyip etkilemediği konusunda ciddi endişelerini dile getirdi.
Olan'ın iddiaları, şirketin gelirlerinin büyük ölçüde konut satışından kaynaklandığını ve Ataşehir'deki kamu arsasının şirkete sermaye olarak verildiğini, şirketin bu arsayı ortağı olan TOKİ ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile birlikte açık artırmayla yüksek fiyata satarak kar elde ettiğini ortaya çıkardı. Şirketin, 2024 yılında 382 milyon liralık konut satışından, maliyetin yalnızca 40 milyon lira olduğu ve %90 oranında kar elde ettiği bilgisi, komisyon üyeleri tarafından büyük bir şaşkınlıkla karşılandı. Olan, şirketin faaliyetlerinin restorasyon projelerinden ziyade konut satışı üzerine yoğunlaştığını ve bu durumun şirketin temel amacını yadsınamayacağını ifade etti.
Komisyon Başkanı, şirketin 2018’den bugüne yaklaşık 250 konut ve ticari alanın dönüşümünü tamamladığını ancak Sayıştay raporlarında tamamlanmış tek projenin olduğunu, diğer projelerin yer almadığını belirtti. Olan, şirketin Türkiye genelinde yüzlerce restorasyon projesi yürüttüğünü iddia ederken, yalnızca dokuz projenin tamamlanmış ve bunların dördünün 2014’ten önce yapılmış olduğunu vurgulayarak, “Bitlis’te Ahlat mezarlığı var, medreseler var, eski Bitlis evleri var, kamunun restorasyon şirketi oraya gitmiyor, Ataşehir’de daire satıyor” şeklinde çarpıcı bir örnek verdi. Ayrıca, şirketin kamu ihale mevzuatına tabi olmaksızın iş alıp yapılmasına yönelik mevzuat değişikliklerine destek verdiğini ve TOKİ ve Vakıflar’ın da buna onay verdiğini belirterek, Kamu İhale Kanunu'nun tamamen ortadan kalkmasına yol açılma riskini gösterdi.
Son olarak, Sayıştay'ın şirkete yönelik dört yılda tek bir bulgu yazmadığını ve faaliyetlerin sıfır açıkçası devam ettiğini belirtmesi, komisyon üyeleri arasında şirketin şeffaf bir şekilde hesap verebilirliğinin sağlanamadığı konusunda endişe yarattı. Komisyon, Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret AŞ'nin faaliyetlerinin detaylı bir şekilde incelenerek, kamu kaynaklarının doğru kullanılıp kullanılmadığının ve şirketin gelir kaynaklarının meşru olup olmadığının belirlenmesi için gerekli adımların atılması çağrısında bulundu.