Türkiye’nin su şebekesinde uzun süredir devam eden bir endişe kaynağı, asbestli boru hatlarının varlığına işaret ediyor. Son günlerde TBMM KİT Komisyonu’nda yaşanan tartışmalar ve CHP Niğde Milletvekili Ömer Fetih Gürer’in açıklamaları, bu konunun kamuoyunda yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Gürer, 2012’deki yasa değişikliğine rağmen, bazı bölgelerde hala asbestli içme suyu borularının mevcut olduğunu vurgulayarak, bu durumun halk sağlığı açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. Verilerin yüzde 17 civarında olduğu bilgisini paylaşan ve acil bir çözüm çağrısında bulunan vekil, bu hatların derhal değiştirilmesi gerektiğini savundu.
Bu hassas konuya değinmek isteyen İller Bankası Genel Müdürü Eyyüp Karahan, ilk etapta yapılan eleştirilere yer verdi. Karahan, bu tartışmanın üzücü olduğunu ancak durumun farkında olduklarını ve çözüm için yoğun çaba gösterdiklerini ifade etti. Bankanın, belediyelerden aldığı verilere dayanarak, yaklaşık bin kilometrelik asbestli boru hattının mevcut olduğunu ve bu hatları ortadan kaldırmak için ayrılan kaynaklarla hızlı bir şekilde çalışmalara başladıklarını duyurdu. Bu çalışmaların önceliği kırsal bölgelerde, daha önce faaliyetini yitirmiş belediyelerin ve köy hizmetlerinin sahalarında bulunan hatlara odaklanmaktaydı.
Karahan, bu projelerin özel idarelerin gündemine de dahil edildiğini ve çalışmaların hızla tamamlanacağını vurguladı. Bu kapsamda, özellikle kırsal alanlardaki su şebekelerinin iyileştirilmesi ve asbestli boru hatlarının yenisiyle değiştirilmesi sürecinin öncelikleri oluşturuyor. Bankanın, bu operasyonları etkin bir şekilde yönetmek ve yerel yönetimlerle koordineli çalışmak adına özel stratejiler geliştirdiğini ve bu stratejilerin başarılı bir şekilde uygulanması için gerekli tüm kaynakları seferber ettiğini açıkladı. Bu sayede, Türkiye’nin su kaynaklarının güvenliği ve halk sağlığı korunacaktır.
İller Bankası’nın bu konudaki yaklaşımı, asbestli boru hatlarının ortadan kaldırılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kısa ve uzun vadeli planlarla, Türkiye’nin su şebekesinin geleceği için yenilikçi çözümler üretilmesi hedefleniyor. Bu çalışmaların sonuçları, hem halk sağlığını koruyacak hem de Türkiye’nin altyapı gelişimine katkı sağlayacaktır. Bu konuda, ilgili tüm paydaşların işbirliği ve koordinasyonunun sağlanması büyük önem taşıyor.