Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitimde Türkiye'nin küresel arenada yakaladığı başarıları ve yenilikçi yaklaşımları somut örneklerle paylaştı. Bakan Tekin, OECD Direktörlüğü'nün Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni son derece olumlu değerlendirmesiyle dikkat çeken bir değerlendirme yaptı. Bu yaklaşımın, eğitimde Türkiye'nin geldiği noktayı ve uluslararası arenadaki itibarını gösterdiğini vurguladı.
Bakan Tekin, güncel eğitim faaliyetlerini değerlendirirken, 18 milyon öğrenci, 1 milyon 200 binden fazla öğretmen ve 75 binin üzerinde okulun önemli bir parçası olduğunu hatırlattı. Eğitim öğretim yılının, hem zorlu hem de anlamlı bir süreç olduğunu belirterek, yarınki karne heyecanının veliler ve öğrenciler için hayırlı olması dualarını sundu. Maraş ve Siverek'teki yaşanan olayların üzüntü verici olduğunu ancak eğitim sürecinin genelinde herhangi bir aksama yaratmadığını vurguladı. Bakan, 2002 yılına kadar 350 bin derslikte eğitim verilmiş, 2002 öncesi kalan dersliklerin sayısı 200 bin olarak tespit edilmiş ve toplamda 750 bin derslikte eğitim hizmeti sunulmuştu. Bu süreçte, öğretmenler, okul sayısı ve ders kitapları da önemli ölçüde artmıştı.
Eğitimin niteliğini yükseltmek amacıyla yapılan çalışmalar, uluslararası platformlarda da paylaşılmakta. Bakan Tekin, insan hakları ihlalleri ve temel özgürlüklerin kısıtlanması gibi global sorunlara karşı, eğitim sistemlerinin öncülük etmesi gerektiğini ifade etti. Değerlerine bağlı bireyler yetiştirmek hedefiyle, savaş durumlarında bile çözüm odaklı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurguladı. 8 Eylül'de açıklanacak PISA sonuçları, bu hedefin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koyacaktı.
Eğitimde yapılan yenilikçi uygulamalar, uluslararası başarıyla sonuçlandı. 8. sınıflarda 1 milyon 629 bin öğrenci sınava katılırken, yüzbinlerce öğrenci sınav merkezlerinde değerlendirildi. Velilerin heyecanını ve organizasyonun büyüklüğünü vurgulayan Bakan Tekin, beslenme paketlerinin 924 bin öğrenciye dağıtıldığını ve sınavın kamera kayıtlarıyla desteklendiğini açıkladı. Yapay zeka destekli gözlem merkezleri sayesinde, sınavlar güvenli ve şeffaf bir şekilde yürütülüyordu. Ayrıca, sınavlara giren öğrencilerin beslenme ihtiyaçları da dikkate alınarak özel bir beslenme paketi dağıtımı yapılıyordu. Bu sayede, öğrencilerin sınav performansını olumsuz etkileyen faktörler en aza indiriliyordu. Bakan, öğretmenlerin itibarını koruma çabasını ve velilerle işbirliğini başarıda olduğunu belirterek, okul yönetimindeki etkinliğin önemini vurguladı.