İsrail güçlerinin Batı Şeria’daki baskınları, zeytin hasadının başlamasıyla birlikte şiddetlendi. 12 saatlik bir sürede 23 farklı saldırı ve ihlalle sonuçlanan olaylar, yerleşimcilerin ve askeri birliklerin Filistinlileri hedef aldığı, yaşamlarını ve geçim kaynaklarını ciddi şekilde tehdit ettiği bir senaryoyu gözler önüne seriyor. Bu olaylar, işgalin acı sonuçlarını ve Filistinlilerin yaşamına dair devam eden zorlukları bir kez daha ortaya koyuyor.

Konuyla ilgili Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi, bu saldırıların detaylarını kamuoyuna duyurdu. Kayıtlara geçen olaylar, Nablus, Ramallah, El-Bire, Selfit, El Halil, Kalkilya, Cenin, Beytüllahim gibi bölgelerde yoğunlaştı. Saldırıların içeriği ise, gerilimi daha da tırmandırıyor: Gerçek mermi kullanımı, fiziksel şiddet, gönüllülerin tutulması, zeytin hasadının engellenmesi, mahsul ve araç-gereçlerin çalınması, tarım arazilerinin ateşe verilmesi, buldozerlerle tarlaların tahrip edilmesi gibi eylemler, Filistinlilerin yaşamına ve ekonomik faaliyetlerine doğrudan zarar veriyor.

Özellikle Usarin köyünde zeytin hasadı yapan bir çiftçi, doğrudan mermiyle yaralanırken, Karavat Beni Hassan beldesinde bir başka çiftçi biber gazına maruz kalarak solunum yetmezliği tehlikesi geçirdi. Beytüllahim'e bağlı Nahalin beldesinde ise İsrail ordusu, çiftçilere ve dayanışma aktivistlerine yönelik organize bir saldırı başlattı; yaşlı bir kadın ve ABD'li Demokrat Kongre adayı Brad Lander gibi çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bu tür eylemler, yalnızca fiziksel güvenlik riskini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda Filistinlilerin özgürlük ve ifade özgürlüğüne yönelik ciddi bir ihlal teşkil ediyor.

Konsey, yaşananların sadece bir dizi saldırıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda askeri abluka, keyfi gözaltılar ve mahsullere el konulmasıyla birleştiğini vurguladı. Bu durum, çiftçilerin topraklarına erişimini günlük bir mücadeleye dönüştürüyor. Toprak sahiplerinin yerinden edilmesi, gazetecilerin ve aktivistlerin hedef alınması, ihlallerin belgelenmesini zorlaştırıyor ve uluslararası toplumun ilgisini çekmekte zorluk yaratıyor. Konsey, uluslararası topluma çağrı yaparak, Filistinlilerin güvenliğinin sağlanması ve saldırıların sorumlularının adalet önüne çıkarılmasını talep ediyor. Bu durum, yalnızca Filistin halkının değil, bölgedeki istikrar ve barış için de önemli bir uyarı niteliği taşıyor.