İran Devrim Muhafızları Ordu Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, ABD'nin, son dönemde artan gerginlik içerisinde kullandığı ve ‘bombaların anası’ olarak adlandırılan yüksek etkili bomba türünü olası bir saldırı senaryosu kapsamında değerlendirirken, İran'ın nükleer faaliyetlerine dair önemli bir mesaj yayınladı. Muhibbi, ABD’nin bu tür bir silahı kullanmasının, İran’ın sanayi hedeflerine ulaşma çabasını engelleyemeyeceğini, aksine, ülkenin askeri kapasitesini daha da güçlendireceğini savundu. Bu durum, bölgedeki güvenlik dengesini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor.
Sözcü Muhibbi, ABD’nin, İran’a yönelik olası bir askeri hamlesinde kullandığı ‘bombanın anası’ olarak bilinen teknolojinin, İran’ın nükleer programının ilerlemesini durduramayacağını açıkladı. Bu iddia, ABD’nin İran’a karşı uyguladığı ekonomik ve siyasi baskıların etkilerini de göz ardı etmiyor. Muhibbi, bu tür bir saldırının, İran’ın füze menzilini kısaltma hedeflerine ulaşmasını engelleyemeyeceğini, aksine, İran’ın savunma yeteneklerini daha da geliştireceğini vurguladı. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemi ve bu boğazın kontrolü konusundaki rekabet, küresel enerji piyasaları üzerinde ciddi etkilere yol açabileceğini öne sürdü.
Muhibbi’nin açıklamaları, aynı zamanda Basra Körfezi’nden günlük 5 milyon ton kimyasal gübrenin ihraç edilmesinin, küresel tarım ürünleri piyasaları üzerindeki etkilerini de gözler önüne seriyor. Bu gübrelerin kesintiye uğraması durumunda, dünya genelinde tarım ürünlerinin fiyatlarında ciddi artışlar yaşanabileceği belirtiliyor. Bu durum, özellikle gelişmekte olan ülkeler için büyük bir risk oluşturuyor. Ayrıca, Hürmüz Boğazı’ndan dünya alüminyumunun yüzde 10’unun geçtiği ve çip üretiminde kullanılan malzemelerin büyük bölümünün Suudi Arabistan’dan dünyaya ihraç edildiği gerçeği, bölgedeki ekonomik ve stratejik dengenin ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya koyuyor.
Son olarak, Muhibbi, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı kontrol etme çabalarının, Trump yönetiminin enerji arzını güvence altına alma ve petrol fiyatlarını düşürme hedeflerini nasıl etkilediğini değerlendirdi. Temsilciler Meclisi'nde yaşanan yönetim değişiklikleri ve vurulan petrol tankerlerinin artması, ABD’nin bu stratejik noktadaki gücünü gösterme girişimi olarak yorumlandı. Bu gelişmeler, bölgedeki jeopolitik riskleri daha da artırmakta ve uluslararası ilişkilerde gerginliğin tırmanmasına zemin hazırlamaktadır.