Türkiye’nin Azerbaycan’daki mevcut durumu, adının istenmeyen kişi listesinde yer alması nedeniyle büyük bir karışıklığa yol açan eski bir milletvekili ve futbol yorumcusu Ahmet Çakar üzerinden yeni bir tartışma zemine indi. Azerbaycan’ın, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, DEM Parti milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yahya Uğraş gibi isimlerin de yer aldığı bir listede, hakemlik geçmişi olan ve futbol yorumculuğu da yapan Ahmet Çakar’ın adının geçmesi, ulusal medyayı da şaşkınlığa düşürdü.
Haber kanallarında ve çeşitli yayın platformlarında yer alan raporlarda, Azerbaycan’ın bu listede yer alan kişinin eski hakem Ahmet Çakar olduğunu belirtilirken, bazı kaynaklarda ise eski MHP milletvekili Ahmet Çakar’ın adının geçtiği gözlemlendi. Bu durum, Türkiye’deki medya kuruluşlarında da benzer bir bilgi kirliliğine neden oldu. Bu karmaşanın ardından, isim benzerliği nedeniyle listede adının yer alıp almadığı konusunda belirsizlik yaratıldı.
Bu belirsizliği gidermek için, Azerbaycan’daki gelişmeler hakkında görüşlerini açıklamak üzere CGTN Türk’e konuşan eski milletvekili Ahmet Çakar, yaşananları “incelemekten kaçınmadık” şeklinde yorumladı. Parlamenter yetkili olarak ifade özgürlüğünü kullanırken, Azerbaycan yönetiminin, özellikle de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik dostluk gösterdiği gerçeğine dikkat çekti. Çakar, başörtülü ve başörtüsüz kişiler arasında ayrımcılığın kabul edilemez olduğunu ve bu tür uygulamaların, ‘bir millet iki devlet’ anlayışına aykırı olduğunu vurguladı. Ayrıca, Azerbaycan yönetimine yönelik düşüncelerini dile getirmekte ve hatalı bir davranıştan sonra bu düşüncelerin geri tepeceğini belirterek, yönetimden “söz konusu hatayı düzeltmesini” kalbi olarak rica etti.
Yaşanan bu karmaşanın ardından, sosyal medya hesabından da açıklama yapan Çakar, Azerbaycan’a giriş yasağının neden kendisine dayatıldığını sordu. Listede yer alan kişinin eski MHP milletvekili Ahmet Çakar olduğunun anlaşılmasının ardından, Çakar, paylaşımlarını sildi. Bu durum, Türkiye’deki medya ve kamuoyunda da daha da büyük bir merak ve tartışma yarattı. Olay, isim benzerliğinin iletişimde ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini gösteren bir örnek olarak değerlendiriliyor.