Almanya'nın önde gelen istatistik kurumu Destatis'in son verileri, Almanya ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkinin son derece kırılgan bir hale geldiğini ortaya koyuyor. Yılın ilk yarısında gerçekleşen ticaret hacminde yaşanan yüzde 86'lık düşüş, iki ülke arasındaki karmaşık ekonomik ağı derinden sarsmış durumda. 2021'deki 27,7 milyar euro seviyesindeki toplam ticaretteki çöküş, savaşın sadece askeri arenada değil, aynı zamanda ekonomik ilişkilerde de derin izler bıraktığını gösteriyor.

Verilere göre, Ocak-Haziran döneminde Almanya'nın Rusya'ya olan ihracatı 12,7 milyar eurodan 3,4 milyar euroya gerilemiş, ithalat ise 15 milyar eurodan sadece 0,5 milyar euroya düştü. Bu ani ve sert düşüş, Rusya'nın uyguladığı yaptırımların etkilerini açıkça ortaya koyarken, Almanya'nın Rusya'ya olan bağımlılığının da ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Özellikle petrol ve doğal gaz gibi stratejik kaynakların yerini, gıda, hayvansal ürünler, metaller ve kimyasallar aldı, bu da ticaretin tamamen yönünü değiştirmiş durumda.

Bu durumun şirketler üzerindeki etkileri de göz ardı edilemez seviyede. Rus sermayeli şirketlerin sayısı 229'dan 76'ya düşerken, ciroları da 25,4 milyar eurodan 8,4 milyar euroya geriliyor. Aynı durum, Rusya'da faaliyet gösteren Alman şirketleri için de geçerli: 481 şirketten sadece 290'ı faaliyetini sürdürüyor ve yıllık ciroları 38 milyar eurodan 13 milyar euroya düşmüş. Bu tür bir durum, Alman şirketlerinin Rus pazarına erişimini ciddi şekilde kısıtlayarak, ekonomik büyüme hedeflerini olumsuz etkiliyor.

Yolcu trafiğinde de benzer bir düşüş yaşanıyor. 2019'un ilk yarısında 1 milyon olan Almanya-Rus uçuşlarında yolcu sayısı, savaşın ardından 39 bin 900'e kadar gerilemiş. Bu yolcuların tamamı, Türkiye gibi ülkeler üzerinden aktarma yaparak seyahatlerini gerçekleştiriyor. Ayrıca, Rus öğrenci sayısında da önemli bir azalma yaşanmış, 2014'teki zirve noktasına kıyasla yarı yarıya azalarak 1700'e düşmüş. Bu durum, Alman üniversitelerinin bilimsel ve akademik ortamını da olumsuz etkiliyor. Bu veriler, Almanya ile Rusya arasındaki ekonomik ilişkinin geleceği hakkında endişe verici bir tablo çiziyor ve iki ülke arasındaki ticaretin yeniden canlanmasının zorlu bir süreç olacağını gösteriyor.