Türkiye’nin Güneydüşümeni dostu Azerbaycan’a uygulanan kısıtlamalar, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan’ın tepkisini üzerine çekti. Azerbaycan’ın 31 Türk vatandaşını, aralarında Erbakan’ın da bulunduğu, ülkeye giriş yasağı getirmesi üzerine Erbakan, sosyal medya üzerinden doğrudan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’e seslendi. Bu durum, iki ülke arasındaki hassasiyetleri gözler önüne serdi.
Erbakan’ın paylaşımında, önceliğin Azerbaycan’daki öğrencilerin yaşadığı başörtüsü yasağına gidilmesi gerektiği vurgulandı. ‘Azerbaycan’da öğrencilere yönelik başörtüsü yasağı kalksın yeter, biz gelemesek de olur’ diyerek, Aliyev yönetimine yönelik doğrudan bir eleştiri savundular. Bu söylem, sadece bir tepki değil, aynı zamanda iki ülke arasındaki kültürel ve dini bağların önemini hatırlatan bir uyarı olarak da değerlendirildi. Ayrıca, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un Bakü’de gerçekleşecek olan ziyaretine de eleştirel bir yaklaşım sergilenerek, ‘Siyonist katil Herzog’u Bakü’de ağırladıktan sonra hakiki dostlarınızı gözünüz görmez oldu. Bu da size yeter!’ ifadeleri kullanıldı.
Erbakan, Azerbaycan ile olan kardeşlik hukukunun, rahmetli Elçibey, Resulzade ve Tagiyev gibi liderlerin mirasıyla şekillenmiş olduğunu belirterek, ‘Zira biz, Azerbaycan ile olan gardaşlık hukukunu sizden değil; rahmetli Elçibey’den, Resulzade’den, Tağıyev’den öğrendik. Bu ruhla ve bu şuurla bir kez daha diyorum ki; Yaşasın Türkiye ve Azerbaycan kardeşliği! Yaşasın iki devlet, tek millet! Yaşasın dilde, fikirde, iş’te birlik!’ şeklinde, ortak değerlere vurgu yaparak, kardeşliğin devamlılığını ilan etti. Bu mesaj, sadece siyasi bir söylem değil, aynı zamanda iki millet arasındaki derin bağların bir ifadesi olarak da yorumlandı.
Azerbaycan hükümetinin, Erbakan ve diğer isimleri ‘istenmeyen kişi’ olarak ilan etmesinin ardından, bu durum, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerde hassasiyetlerin bir kez daha ön plana çıktığını gösterdi. Bu kararın, sosyal medya ve internet platformlarında Azerbaycan’ın egemenliğine ve güvenliğine yönelik eleştirilerin ardından alınmış olabileceği belirtiliyor. Bu olay, iki ülke arasında kültürel ve siyasi diyalogların önemini ve hassasiyetin gerekliliğini bir kez daha vurguladı.