Türkiye finans dünyasında yankı bulan Tera Group krizi, artık ABD’li Bloomberg News’ün derinlemesine araştırmasıyla birlikte farklı bir boyut kazanıyor. Şirketin hızlı yükselişinin ardındaki nedenler ve bu süreçte yaşanan iç hesaplaşmalar, finans piyasalarında ciddi soruları beraberinde getiriyor. Bloomberg’ün raporuna göre, Tera’nın büyüme stratejisi, yöneticiler arasındaki sert anlaşmazlıklar ve düzenleyici kurumlar üzerindeki uyarılar, şirketin kaderini belirleyen temel unsurlar haline gelmiş.

Habere göre, Tera’nın büyüme sürecinde, şirket içinde derin çatışmalar yaşanmış. Şirketin kurucusu Emre Tezmen’in yakın çevresinden Emir Münir Sarpyener ile diğer üst düzey yöneticiler arasında yaşanan tartışmalar, şubat ayında kontrolden çıkmış ve fiziksel şiddet olaylarına kadar varan gerginliğe dönüşmüş. Şirket iç kaynakları, bu çatışmanın, şirketin büyüme stratejilerine ve tartışmalı işlemlere yönelik artan eleştirilere bir tepki olduğunu belirtiyor. Yüksek miktarlarda bireysel yatırımcıdan gelen para girişleri, şirketin daha fazla borçlanmaya zorlanmasına neden olmuş ve bu durum, yönetim içindeki endişeleri daha da artırmıştı.

Bloomberg’ün iddiaları, Tera’nın hisselerinin 2025-2026 döneminde yüzde 2.000’ye yakın bir artış göstermesini de açıklıyor. Ancak bu yükseliğin nasıl sağlandığı, şirketin geleceği ve Türkiye’nin finansal istikrarı açısından kritik bir sorunu beraberinde getiriyor. Eski çalışanlar, yüksek getirilerin, gerçek değerlerden bağımsız, spekülatif yatırımlara dayandığını savunuyor. Şirketin, halka arz edilen şirketlerin hisselerini fonlarla yüksek miktarlarda satın alması ve borçlanma yoluyla alımların artırılması gibi yöntemler, likiditesi düşük hisselerin fiyatlarını yapay olarak yükseltmiş ve fonların portföylerinde kâğıt üzerinde büyük kazançlar oluşturmuş.

Bu durum, Tera’nın faaliyet gösterdiği diğer fon şirketlerine de yayılmış gibi görünüyor. Bloomberg’in kaynakları, fonların birbirlerinden pay alarak yatırımların birbirini beslediği döngüler oluşturduğunu ve şirket tahvillerinden sağlanan paranın da benzer şekilde sistem içinde yeniden kullanıldığını belirtiyor. Bu tür manipülasyonlar, finans piyasalarında dengesizlik yaratabilir ve yatırımcı güvenini sarsabilir. Londra merkezli North of South Capital LLP’nin ortağı Kamil Dimmich, bu yapıyı “manipüle edilmiş bir balon” olarak nitelendirerek, getirilerin temelinde gerçekçi olmayan değerlemelerin bulunduğunu savunuyor. Haberde ayrıca, Tera’ya yönelik endişelerin sadece şirket içindeki tartışmalara sığınmadığı, Borsa ve sermaye piyasası düzenleyici kurumlarda görev yapan bazı yetkililerin, şirketin olağandışı piyasa hareketlerini üstlerine defalarca bildirdiği ve düzenleyici kurumların uyarılar üzerine daha erken harekete geçmesi durumunda krizin bugünkü boyutlara ulaşmayabileceği ifadeleri yer alıyor. Ayrıca, Tera’yı kamuoyu önünde eleştiren kişilerin tehdit edildiği ve hakaret içerikli mesajlara maruz kaldığı, açıklamalarını geri çekmeleri yönünde baskı gördükleri de ortaya çıkıyor.”}p>