Dünyanın okyanusları, son dönemde olağan dışı ısınma eğiliminde. Bu durum, El Nino adı verilen doğal iklim olayıyla yakından bağlantılı. NOAA’nın araştırmaları, önümüzdeki yıllarda bu olayın şiddetinin daha da artacağını gösteriyor. 2026 sonbaharı ile 2027 kışında yüzde 90’ın üzerinde olasılıkla çok güçlü bir El Nino yaşanması bekleniyor. Bu durum, küresel iklim sisteminde önemli değişikliklere yol açabilecek bir dönemin başlangıcı olabilir.
WMO’nun “Küresel Mevsimsel İklim Güncellemesi” raporu, El Nino’nun etkilerinin Şubat 2027’ye kadar devam edebileceğini tahmin ediyor. Bu senaryoda, sıcaklık ve yağış dengelerinde ciddi bozulmalar yaşanabilir. Bazı bölgelerde aşırı kuraklık, bazı bölgelerde ise aşırı yağışlar ve sel risklerinin artması beklentisi hakim. Bu durum, tarımsal üretimde ve su kaynaklarının yönetimi konusunda ciddi zorluklar yaratabilir.
El Nino’nun etkileri, dünya genelinde farklı coğrafi bölgelerde farklı şekillerde kendini gösterecek. Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) verilerine göre, Karayipler, Orta Amerika, Hindistan, Afrika’nın bazı kesimleri, Endonezya ve Avustralya’da kuraklık daha da derinleşebilir. Aynı zamanda ABD’nin güney kesimleri, Peru, Ekvador, Doğu Afrika ve Orta Doğu’da yoğun yağışların neden olduğu sel ve taşkın riskleri artacaktır. Hindistan’da muson yağışlarındaki azalma, tarımsal üretimi olumsuz etkileyebilirken, Endonezya’da orman yangınları daha da yaygınlaşabilir.