İstanbul’da gerçekleştirilen küresel bir adalet forumunda konuşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, uluslararası toplumun Gazze’deki hassas durumu görmezden gelmemesi gerektiği mesajını verdi. Ortak masa toplantısında yer alan Gürlek, adaletin evrensel bir ilke olduğunu ve bu ilkenin özellikle yerinden edilmiş milyonlarca Filistinli üzerindeki etkilerini dikkate alınması gerektiğini vurguladı.
Toplantıya davetli olan ancak İsrail hükümeti tarafından katılımı engellenen Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim’e atıfta bulunan Gürlek, bu durumun uluslararası hukukta yer alan saygı ilkesine bir ihlal teşkil ettiğini belirtti. Gürlek, Gazze’de yaşayan ve temel haklarından mahrum bırakılan 1,5 milyon insanın, adalet sistemine erişim ihtiyacının en yüksek düzeyde olduğunu vurguladı. Ayrıca, Filistinli sivillerin mülklerine yönelik gerçekleştirilen yıkıcı eylemlere karşı uluslararası hukuk normlarının ihlal edildiğini ve bu konuda hızlı ve etkili bir müdahale gerekliliğini dile getirdi.
Gürlek’in konuşması, küresel barış ve adalet anlayışına önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin, insan haklarına saygılı yaklaşımı ve özellikle sığınmacılara yönelik ev sahipliği politikası, küresel adalet bilincinin bir örneği olarak öne çıktı. Bakan, dijitalleşme ve adli yardım sistemlerinde yapılan yeniliklerin, adalete erişimi kolaylaştırmak adına önemli bir adım olduğunu belirterek, UYAP Portalı’nın vatandaşlara sunduğu imkanları ve yapay zeka destekli yargı süreçlerini vurguladı. Adli yardım bütçesinin artırılması ve ekonomik engelleri aşan kişilerin adli destekten faydalanabilmesi için yapılan çalışmalar da toplantıda ele alındı.
Son olarak, sınır aşan suçlarla mücadelede uluslararası işbirliğinin önemine dikkat çeken Gürlek, suçun failinin, dijital delillerin ve elde edilen gelirlerin farklı ülkelerde bulunabileceğini ifade etti. “Hakka ulaşmak, delillerin korunmasını, suç gelirlerinin izlenmesini ve adli yardımlaşma taleplerinin zamanında karşılanmasını gerektiriyor” diyerek, uluslararası hukuk çerçevesinde yapılması gereken işbirliğinin, temel haklara, hukuki güvencelere ve uluslararası yükümlülüklerimize bağlı olarak sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin 2025-2029 Yargı Reformu Stratejisi ile adalete erişimi kolaylaştıran ve yargılanma haklarını güçlendiren projelerinin, OECD’nin bu alandaki ortak çalışmalarına katkı sağlamasını temenni etti.”}p>p>p>p>