Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yaklaşan faiz kararının ardındaki perde, uluslararası finans kurumlarının farklı öngörüleriyle daha da kalınlaştı. Goldman Sachs ve Societe Generale gibi dev bankaların, piyasa beklentilerinden sapması, ekonomide belirsizlik yaratırken yatırımcıların dikkatini faiz kararına yoğunlaştırdı. Her iki kurum da politika faizinin mevcut seviyesinde kalacağını öngörürken, ekonomistlerin ağırlıklı tahmini 100 baz puanlık bir indirime işaret ediyor.
AA Finans tarafından yapılan beklenti anketinde, 20 ekonomistin 19'unun 100 baz puanlık indirim beklentisiyle hareket ettiği görülüyor. Bu durum, piyasalarda faiz indirimlerine dair güçlü bir inancın olduğunu gösteriyor. Ancak Goldman Sachs ve Societe Generale'nin ihtiyatlı yaklaşımı, bu beklentiyi gölgede bırakıyor. Bankaların vurguladığı temel nokta, enflasyon beklentilerinin yüksek seyretmesi ve hanehalkı beklentilerindeki artış, TCMB'nin daha temkinli bir tutum sergilemesine neden olabilir.
Goldman Sachs'ın ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil'in değerlendirmesinde, TCMB'nin faiz indirim sürecine başlamak için henüz uygun koşulların oluşmadığına dikkat çekiliyor. Banka, aynı zamanda piyasadaki rezerv kayıplarının hızlanması ve yabancı yatırımcıların tahvil pozisyonlarını artırmaması gibi faktörleri de göz önünde bulunduruyor. Bu durum, faiz indirimlerine dair beklentilerin yatırımcı davranışlarını etkilemediğini gösteriyor.
Societe Generale'nin de benzer bir yaklaşımı sergilediği görülüyor. Banka, büyümedeki yavaşlama ve likidite sıkışıklığına rağmen enflasyon beklentilerinin yüksek kalması nedeniyle TCMB'nin ekim toplantısında temkinli davranacağını öngörüyor. Bu ihtiyatlı yaklaşım, para politikasında gevşemenin daha sonraki toplantılara ertelenmesi ihtimalini güçlendiriyor. TCMB'nin 10 Eylül'de aldığı kararda, enflasyon görünümüne yönelik riskler karşısında ihtiyatlı duruşun sürdürüleceği vurgulanmıştı. Ancak bu kez, bankacılar piyasadaki beklentilerin aksine, ihtiyatlı bir tutum sergilemeyi tercih ediyor.